Onur özdemir

Onur özdemir
@Onurozdemir_
"Hayat bu kadar ciddiye alınacak bir yer degil.Bir gülü veyahut herhangi birşeyi sevip bu dünyadan gideceğiz..."
Ögrenci
Üniversite
Gaziantep-İzmir
Gaziantep, 19 Şubat 2004
5 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
Gitmek zamanı
"Öyle bir andı ki sanki yaşam bitmişti. Hiçbir şeye hevesin kalmadığı zaman yaşamın da manası kalmazmış. Vakit geliyordu lakin neye geldiğini ben de bilmiyordum. Bir şeyler sesleniyordu. Kimler olduğunu kestiremiyordum. Kulaklarım çınlıyordu. Seslenenler, arkamdakiler: “Yeter artık, bitsin bu hasret!” Sadece bu cümleyi duyabildim. Aman Allah’ım, neye, kime idi? Artık bunu düşünmek daha da yoracak. Gerçi bitmiş birisi nasıl yorulsun ki? Artık ne ise ne, yol almak zamanı geldi. Tüm sevinçleri, kederleri, her şeyi ardımda bıraktım. Bir şey bulabilmek için hiçbir şeylikte yürümeye başladım."
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Halbuki doğarken ezanın okunup ölürken sâlanın okunduğu yalan yerde ben seni o kadar çok sevmiştim ki kısa ömrümden daha büyüktü sevgim. Sen ise bana kısacık hayatının kısacık anını çok gördün. Ben sana ne yaptım canımın cananı. Kelimelerim kifayetsiz, bu gönlüm sana kor. Ne olurdu beni sevseydin. Seni her gördüğümde yapraklarım açar güzelleşirdim, sen ise beni soldurdun ey sevgilim."
1000Kitap
Sanki ben değilim. Ümitsizlik her yanımı sardı. Sanki bir şeyler beni bekliyor. Biraz sitemli lakin özler gibi hepsi bana bakıyorlar. Üzülsem mi sevinsem mi? Aslında duygusunu yitirmiş olan ben ağlıyordum. Gerçi üzülmek için gözden yaş mı akmalı? Tüm düşünceler yağmur gibi üstüme çöküyor ben ise yağmurdan kaçmaya çalışıyorum. Güneşli lakin bir o kadar soğuk bir sabah günü. Balkondan aşağıya bakıyordum. Cenaze arabası da düğün arabası da aynı ışıkta bekliyordu. Kimisi okuldan çocuğunu almış kimisi işten ayrılmış belki de diğeri eşi ile tartışmış. Herkesin ayrı hayatları var idi lakin gittikleri yol aynıydı. O zaman niçindi o kadar düşüncelerim, niçindi bu kadar uğraşlarımız. Karnım acıkmıştı, mutfağa geçtim. Özensiz hızlı bir kahvaltı hazırladım. Aslında en sevdiğim öğündü kendisi. Şuan ise en nefret ettiğim zamandır. Ben zaten yiyebilmek için sevmiyordum ki o kahvaltıyı güzel yapan sevdiklerim ile yemendi. Onlarla olan tatlı sürtüşmeleri bile özlemiştim. Hele ki o şakalar. Ama her gerçek gibi bu olanların hepsi de son bulmuştu. Kahvaltıyı yaptım. Hemen bir sigara yaktım. Sanki çok yakın zamanda asıl yaşamım bu değilmiş gibi hissediyordum. Düşündükçe kötü oluyorum. Hemen bir sigara daha yaktım. Üstümde çok büyük ağırlık var. Ölmüşte dirilmiş gibi hissediyordum. Uzanıp kestirmek istiyordum. Uyusam belki de her şey düzelecek. Yatağıma doğru yürüdüm. En temiz, sade kıyafellerimi giydim. Yatağa kendimi attım. Şuan kendime çok şaşırıyordum. Uyumaya çalışıp da uyuyamayan ben bir anda uykum geldi. Direkt uyudum. Şuan uyumuştum çok soğuk ve karanlık ve çıplak hissediyorum. Niyeyse bu uyku hiç bitmeyecek gibi lakin dinlendirici. Benimki de aptallık uyku dediğin zaten dinlendirici olmalı. Sonunda uyandım. Daha uyku sersemiyim kendimi çok hafif bir nesnenin üstünde gibi
Alıntı
İçimdekiler
Halbuki ne zormuş her şey ile barışık olabilmek. Hiçbir düşüncenin olmadığı, kafanı yastığa koyunca uyuyabilmek. Her şey gelip geçer de insanın yapamadığı ve yapmayı arzuladıkları. Ortalık veba gibi. Sanki bir yanlış üç doğruyu değil de tüm doğruları götürüyor gibi. Çorak arazide kurumuş ağaç gibiydim. Ne etrafı güzel ne de kendisi düzgün. Her şey hiç olmadığı kadar donuk bir o kadar da ben. ​Evet çıkmaz sokak gelmişti. Zaten çıkmaz sokağa giden yol kötü idi. Kim bile bile giderdi ki. İşte o bendim. Bilmiyorum öylesine girmiştim. Belki de bana ait bir şey hissettim. Çok özgürce hissettim. Kimse yoktu. Evet kötüydü belki lakin bana aitti.
Alıntı
​"Ölmüş bir insan yazılar yazabilir mi? Pekala yazar. Onun yazacağı çok şey birikmiştir. İyi, kötü anılar... O zaten yaşamış ve ölmüş. Korku, heyecan, sevinç, hüzün; artık hiçbiri onunla değildir. Sadece sade ve gerçek ile yazar. Lakin gerçek her daim iyi midir ki? Hani beni ben yapan, hayatta tutan o duygular... Zaten bu duygular yoksa ben ölmemiş miyim? O çocuksu duygularım, her şeye hemen inanmalarım, bir sevgili karşısında heyecanlanmalarım... Nerede tüm bunların hepsi? Ölü gibi yaşamaktansa sadece ölmek isterim."
Alıntı