Çoğu şeyin sanal olduğu, kelimelerin ve duyguların bile gerçek anlamlarını yitirdiği bu çağda realist yaşamaktan vazgeçmeyen birisi...
Hacettepe Üniversitesi - Jeoloji Mühendisi
Ham Petrol Üretim firmasında Üretim Mühendisi
İşte budur bizim en büyük zayıflığımız. Kendimizi sevmeyi öğrenmeden, başkasını sevmeye çalışmak. Kendi varlığımızı kabullenmeden başkasının varlığını onaylamak ve sindirmeye çalışmak. Daha kendimizi hazmedemeden, iyice çiğneyip özümsemeden, başka birine yer açmak ve ona bağlamak tüm varoluşumuzu. Böyle bir denklemde mutluluk ve gerçek aşk yaşanabilir mi gerçekten? Karşımızdakine nasıl olur da aşık olabilir ve sevebiliriz onu daha kendimizi sevip, aşık olmadan?
Kendine kendi iyini ve kötünü verebilir misin? Kendi istemini bir yasa gibi uygulayabilir misin? Kendi yasanın hem yargıcı hem de celladı olabilir misin?