"İşte üstat, bakın, ayın, kabuğu kırılmış bir yumurta sarısı gibi ezilip yayıldığı şu alçak, karmaşık, kirli ve pis bulut yığınının üzerinde garip açılar çizen şu kara damlar topluluğuna bakın. Güzel bir evdir, doğrusu ya!
Bağışlama yüce bir ruhun içini aydınlatabilen tek ışıktır. Bağışlama meşaleyi bütün öbür erdemlerin önüne taşır. O olmasa, el yordamıyla Tanrı'yı arayan körlere benzer herkes. Bağışlamayla aynı şey olan merhamet hükümdarın en güçlü muhafızı olan kullarının sevgisini yaratır.
Ne yazık ki, şiddet ruhları ürkütmekten başka bir işe yaramaz; poyrazın şiddetli esintileri yolcuya pelerinini çıkarttıramaz da, ışıklarını yollayan güneş onu azar azar öylesine ısıtır ki adamı sadece bir gömlekle bıraktırır.