Ebu Pastafaryan

Müslümanlara Müjde
Bakara Suresi 223- Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın . Ve kendiniz için önceden (iyi ameller) gönderin. Bir de Allah'tan korkun. Ve bilin ki siz, şüphesiz O'na kavuşacaksınız. İman edenleri müjdele.
Reklam
Peçe ve Çarşaf
"Ancak, peçe ve çarşafa teolojik açıdan yaklaştığımızda, olayı salt dinsel bir yorum (içtihat) farkı olarak görüp saygı duyulacak bir mevzu saymak doğru değildir. Olayın ciddi estetik ve ahlaki boyutları vardır. Dinin düşünceden çok inanca, sorgusuz teslimiyete (dogmatizme) dayandığını iddia edenler bunu kabul etmeyeceklerdir. Kanaatime göre, peçe ve çarşaf, kadın onuruna karşı girişilmiş ağır bir hakaretin ve aşağılamanın ifadesidir." ... “Tanrının izi insanın yüzünden geçer” Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder. Kadının önemli iki değeri olan iffeti ve namusunu, sözüm ona koruma adına kadının (insanın) en yüce, kutsal, manevi ve değerli yerini salt cinsel bir uzuv olarak görüp onu örtmeye kalkışmanın ne büyük bir cinayet, ilkellik olduğu ortadadır." Prof. Dr. İlhami GÜLER

Ebu Pastafaryan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.·
12 günde okudu
·
2025 71. kitabı
Tuna Kiremitçi
7.5/10 · 714 okunma
Köle üzerinden örnek vermek!
Nahl Suresi 75- Allah, size, başkasının mülkiyetinde olan ve hiç bir şeye gücü yetmeyen bir köle ile tarafımızdan güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız ve kendisi de ondan gizli ve açıktan infak eden kimseyi örnek gösteriyor. Hiç bunlar eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur. Fakat, onların çoğu bilmiyor. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Madde 1 Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar. Madde 2 1. Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir.
Onursuz İnsanlar
Meleklerin abartılmış varlıklar olduğunu düşünüyordu. Hem de uzun zamandır. Onlara atfedilen güç ya da kerametlerin semavi dinlerin yalanları olduğuna yıllar önce karar vermişti. Bunu bilmediği içindir ki göğe bakıyor ve kadere inanıyordu insanlar. O kadar umutsuz haldeydiler ki, biraz onurları olsa şu dünyadaki varlıklarına kendi elleriyle son verirlerdi. Oysa bunu yapmıyor, aynı çirkefin üstüne yeni tohumlar serpiyorlardı. Acı çekmekten başka şansı olmayan oğullarını ve kızlarını salyorlardı gezegenin dört yanına.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Reklam