Bayram Bulut

Bayram Bulut
@Ortancabulut
Hiç bir şey yapmasan da olacak olan şeyler, ne yaparsan yap olmuyor. Tıpkı, ne yaparsan yap geçmesini bir türlü engelleyemediğin zamanın, hiç bir şey yapmasan da geçeceği gibi. Ortancabulut
Kurtuluşu beklersin kan dökülmeden Sabret ömrüm sabret, Öleceksin o günleri görmeden. Kana değil yaşamaya susarsın Sabret ölüm sabret, Geleceksin o günleri görmeden. Ortancabulut
Reklam
Bana böyle ateşler içinde merdiven altı hislerle gel Ayarlarımı boz önce, sonra... Sonra ne bok yersen ye bana sorma Ama bam telime de fazla dokunma Çünkü duygularımla başım belada. Ortancabulut
"H. Lagrange ve T. Pech, iktisadi ve sosyal işlevlerinin çoğunu askıya alan devletin, kırılan otoritesini onarmak, halkın gözünde koruyucu imajını yeninden tesis etmek amacıyla ( büyük ölçüde fiziksel güvenliğe odaklı) bir "güvenlik siyaseti" uygulamaya karar verdiğinde, gittikçe istikrarsızlaşan işçi pazarındaki kaygılardan ve yaygın kokulardan ülkeye doluşan yeni işçi adaylarını açık ya da örtük biçimde sorumlu tutmaya başladığını belirtiyor. Göçmen mahalleleri adi suçluların, dilencilerin ve fahişelerin yuvalandığı yerler olarak tasvir edilmişti ve bu insanlar "sıradan vatandaşlar" ın giderek artan endişelerinde büyük pay sahibi olmakla suçlanıyordu. Başka konularda gevşek ve üşengeç davranan devlet, kendilerini güçsüz kılan endişelerin kaynağını çaresizce araştıran vatandaşların alkışları arasında aniden atağa kalkar, nüfusun en zayıf, en kırılgan, en marjinal kesimini suçlu ilan ederek alabildiğine sert ve sıkı önlemlerle Fransız kentlerinin varoşlarına yığılan dış kökenli atık insanlara karşı suçla mücadele seferberliği başlattı. Bunun üzerine L. Wacquant şu çelişkiye dikkat çeker: Daha dün sermayeyi ve onun emek piyasası ile ilişkisini rahatlatmak için " daha az devlet müdahalesi" isteyen ve büyük ölçüde başarılı olanlar, bugün toplumsal tabakanın alt kesimlerinin sosyal haklarındaki geriye gidişin zararlı sonuçlarını asgariye indirmek ve saklamak için devletin emek piyasasına " daha çok müdahale" etmesini talep ediyorlar ". Hakikati ve gerçekleri bu kadar anlaşılır ve cesurca yazana çok rastlanmaz. Yazar, dünyanın hali gidişatı ile alakalı müthiş şeylerden bahsediyor. Beş yılda, beş kere basılmış. En az bin basılsa her seferinde beş bin eder. Yani birileri alıp okumuş bu kitabı, alıp okumuş da kim okumuş mesela, üst yani yukarı gettodaki ler den başka kim
1000Kitap