“Bahçıvan ve Ölüm”ü okurken dedemi aklıma getirdim; kitapta kendime ve yaşadıklarıma çok yakın şeyler buldum. Hastanelerde beklediğimiz o uzun günler bir anda yeniden gözümün önünde canlandı. Bu yüzden öykü beni derinden sarstı. Çünkü benim dedem, benim için her zaman bir dededen çok daha fazlasıydı—o benim babamdı.”