Jean-Paul Sartre'ın popülerleştirdiği üzere ''varoluş özden önce gelir."
Bu önermeyle kastedilen, asıl olanın var olmak olduğu, bunun ötesinde kim olduğumuzun, ne yaptığımızın ve nasıl hayatlar sürdüğümüzün her zaman değişebileceğidir.
Hayattaki tüm bağlarımız; nesnelerle olan bağlarımız, insanlarla olan bağlarımız, fikirler ve inançlarla olan bağlarımız, birer bağımlılık ihtimaline gebe hallerdir.
Ne zaman ki "gerek" veya "-meli" "-malı" kipleriyle bir cümle kurarsanız, bir an durup düşünün. Gerçekten olana mı bakıyorsunuz, yoksa olmayan soyut bir fikrin peşinden mi gidiyorsunuz?
Kendini tanımak ömür boyu süren bir yolculuk. Bunun sebebi çok karmaşık ve anlaşılmaz olmamız değil. İnsanlar olarak aslında çok tekdüze varlıklarız. Birşey isteriz, yapabiliriz, yapamayız, üzülürüz, seviniriz. Bizleri karmaşık ve çok katmanlı hale getiren, zaman unsurudur.