Şeytan, ilk günahı insanın kulağına fısıldadıktan sonra geri çekildi. Sonraki bütün günahları bir rüzgârla fısıldadı. Kabil kardeşi Habil'i öldürdü. Harut ve Marut dipsiz kuyulara düştü. Prometheus zincire vuruldu. İsa çarmıha gerildi. Yusuf'u kendi kardeşleri kuyuya attı. Süleyman kendi oğlunu boğdurttu. Günah günaha gebeydi. Büyüdükçe büyüdü. Karanlık bir nokta olup her insanın kalbinin ortasına düştü. Ufak, karanlık bir noktayken, onu görüp besleyenler günahı yeniden doğurdu. Aydınlıkta kalanlar, bu karanlık noktayı büyütenlerin kurbanı olurken dünya bir yanı aydınlık bir yanı karanlık bir yere dönüştü.
Aydınlıkta kalanlar karanlığa direnmek için kendilerini feda etti. Kimi ağladı kimi delirdi; kimi kendini suçladı kimi gülüp geçti. Kalbini göğüs kafesinden söküp bir sandığa saklayan da oldu, sessizliğe gömülmeyi seçen de. Direnenler sessizliğe arkasını dönüp onu geride bıraktı. Oysa sessizlik duymasını bilene en yüksek ses, görmesini bilene ise hayata karşı bir isyan, güçlü bir direnişti.
Sayfa 5 - Ephesus yayınları