"Biri ölünce kol kırılır; yen içinde kalır derler. Biri şehit olduğunda ise ateş düştüğü yeri yakar derler. O ateş, sıvasız, camında eskimiş bir Türk bayrağı asılı olan eve düşer... İşte o an aralanır cam, eser sert bir rüzgar, yükselir bir ezan; Bir ana evladından ırak düşer, bir yâr gözyaşıyla toprağa düşer, bir evlat sevdiğinden ayrı düşer..."
"Saçmalama yavrum, gayet güzel oldu."
"Git. Kandırıyorsun beni. Poğaça yanaklı olmam yetmiyormuş gibi bir de gözlük takacağım, herkes dalga geçecek."
"Laf edenin dişini söker eline veririm, çok güzelsin. Yanaklarına da ömrümü veririm ayrıca, kendini ezip durma."
"Yalancı..."
"Yalancı yalan söylüyorsa ölsün."
"Tövbe de!"