Ozan Balcı

Ozan Balcı
@Ozan26
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi - Tarih / Akdeniz Üniversitesi - Sanat Tarihi / İstanbul Üniversitesi - Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler
İstanbul, 14 Ağustos 1995
10 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Beyaz adam. Beyaz adam dünyayı ister, yalnız kendisi için ister onu. Dünyanın ezeli efendisi olarak görür kendini. Ve onu tutsak eder. Gasp edenle gasp edilen arasındaki ilişki neyse odur, onunla dünya arasındaki ilişki. Ama yalnızca bana, Beyaz olmayan bana özgü değerler de var bu dünyada. Beyaz adamdan sihirbazlara özgü el çabukluğuyla "bir dünya" çaldım, onun gibiler için sonsuza kadar yitirilmiş bir dünya.
Sayfa 158 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Her yandan Beyaz adamla çevriliyim, yukarıda gök yarılıyor orta yerinden, ayaklarımın altında yer sarsılıyor ve bir yerlerde beyaz bir şarkı, her yerde beyaz bir şarkı çalınıyor. Beyazlık, beni yakan beyazlık. .. Ateşin yanında oturuyor ve derimi inceliyorum, postumu. Daha önce hiç dikkatimi çekmemiş sanki, ne kadar da çirkinmiş meğer. Ama bir an duraksıyorum: Kim söyleyebilir bana güzelin ne olduğunu?
Sayfa 142 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Aa, zenciye bak!" Öyle geçerken kulağımı tırmalayan dışsal bir uyarıcıdan geliyor bu ünleme. Buna gülüyorum sadece. "Zenciye bak!" Evet, bu doğru. Hem de eğlenceli. "Aaa, Zenci! "Çember giderek daralıyor. Güldüğümü saklamı yorum artık. "Anne, anne zenciye bak, korkuyorum!" Korku, evet korku! Beni kaygılandıran da bu işte. Katıla katıla gülmek istiyordum, ama buna imkan kalmadı artık.
Sayfa 140 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Bir kere, Madagaskarlının kendi başına bırakıldığı sürece, beyazlaşmadan, Beyaz adamla özdeşleşmeden varlığını sürdürmeye tam olarak güç yetirebileceği, her türlü şüpheden uzaktır. Madagaskarlı Madagaskarlıdır. Yahut daha doğru bir deyimle, Madagaskarlı Madagaskarlı değildir, ama yaşadığı yere ve kültüre nispetle "Madagaskarlılığını" sürdürmeye mutlak manada muktedirdir. Bununla şunu demek istiyoruz: Madagaskarlı için "Madagaskarlı olmak" diye bir sorun varsa, bu sorun Beyaz adamın ada'da arzıendam etmesiyle birlikte ortaya çıkmış bir sorundur. Ve Madagaskarlı tarihinin bir döneminde insan olup olmadığı sorusuyla karşı karşıya bırakılmışsa, irısan olma onuru ona şu anda çok görüldüğü içindir.
Sayfa 124 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Ve derken, günün birinde sersemletici bir şokla yeniden uyandırılıyor burjuvazi: Gestapo yeniden iş başında, hapishaneler ağzına kadar dolu, yeni işkence yöntemleri geliştiriliyor, iğneli fıçıların etrafında bedenin acılarından çıkarılacak zevkler tartışılıyor. Halk şaşkın, halk öfkeli. "Meğer ne belaymış bu Nazizm!" diyorlar, "acep bir sonu yok mu bunun? "Ve susup bekliyorlar, umutla bekliyorlar; gerçeği kendilerinden bile gizleyerek elbette; bunun bir barbarlık, zirvede bir barbarlık, bütün gündelik barbarlıkların özü, mayası olduğu gerçeğini gizleyerek kendilerinden. Evet, bu aynı Nazizm değil miydi, bizzat kurbanı olmadan önce suç ortağı oldukları zulüm makinesi, Avrupalı olmayanlara uygulandığı zaman hoşgördükleri, gözyumdukları ve yasallaştırdıkları bela? Bu aynı Nazizm değil miydi sulayıp gübreledikleri, boy atıp dal budak salmasından sorumlu oldukları zehir zıkkım tohum? Ve aynı kirli kan değil miydi, onların dehşetle kan çanağına dönmüş gözleri önünde bütün bir Batı ve Hıristiyan uygarlığını kendi irinli sularında boğmadan önce, bu uygarlığın kılcallarından sızan, kendine yol bulan ve fışkıran tufan?
Sayfa 115 - Metis Yayınları·Kitabı okudu