Freud'un rehberliğinde saldırganlık içgüdüsüyle, iktidarlık içgüdüsünün birleştiği uygarlıkta toplumun önderleri Narsizmden öteye geçemeyen bir liderlik sergiliyor. Çünkü aklı ve kalbi selim olan her insan mülkiyet kavramının safsata olduğunun farkında, bizi birbirimize düşüren şey mülkiyet. Dikkat ederseniz, toplumda herhangi bir ortama girince şunu aldım, bunu sattımdan öteye gitmeyen muhabbetler dönüyor. Akıl tutulmasından başka bir şey değil. Liderlerin liderlikleri halkın mülkiyeti benimsemesiyle liderlik olarak kalabiliyor. Manipüle ola ola neyin ne olduğunu unutmuşuz. İnsanın evi kalbi, kalbimize dönelim. Biz insanız bizim bir ruhumuz, aklımız, kalbimiz var...