James C. Scott’un “gündelik direniş” kavramı, ezilen ya da güç bakımından dezavantajlı grupların açık isyanlar, devrimler veya örgütlü protestolar yerine, gündelik yaşam içinde daha örtük, sessiz ve dolaylı yollarla egemen güç ilişkilerine karşı koymalarını ifade eder.
Scott bu kavramı özellikle köylüler, işçiler ve siyasal olarak güçsüz gruplar üzerinden geliştirir. Ona göre insanlar her zaman doğrudan başkaldırı yapmaz; çünkü açık direniş çoğu zaman yüksek risk taşır. Bunun yerine, sistemle tamamen çatışmadan ama ona tam teslim de olmadan, küçük ölçekli direnme biçimleri geliştirirler.
Örneğin Scott’a göre gündelik direniş şunları içerebilir:
kuralları isteksizce uygulama,
işi yavaşlatma,
pasif itaatsizlik,
alay etme veya gizli eleştiri,
görünürde uyum sağlayıp pratikte sistemi aşındırma,
alternatif anlam dünyaları üretme.
F.Razi, Varlık'ı bilebilmek için, bir alt kümesi olan İnsan'ın kendini bilmesini şart koşar; başka bir deyişle, alt küme, ana kümeye takaddüm eder; bu parçanın bütüne tahakkümü gibidir.