Felsefe p4c

Bir Kadının Tanımlanması Michelangelo Antonioni için, her zaman olduğu gibi yavaş yavaş ortaya çıkan 'gerçeğe' boyun egilmesidir. Yaşam içgüdüsünün gizemli kıldığı bu varlığa, yani kadını sessizce izlemektir. Onunla, "tıpkı doğa ile olana benzer bir ilişki gerçekleştirmek" tir. Sahip olmaksızın sevebilmektir onu... Tıpkı doğada olduğu gibi...
Sinema
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Üç Renk: Kırmızı Three Colours: Red (1994)
"Irène Jacob’un canlandırdığı genç manken Valentine’in iç dünyası, emekli bir yargıçla kurduğu ipnotik bağlar sebebiyle altüst olur. Genç kadın, yaşlı adamın, komşularının telefonlarını dinlemek gibi bir kötü alışkanlığı olduğunu keşfettiğinde, kasıtsızca ortaya çıkan sırlar, romantik bir gizeme ve sonuçta trajediye yol açacaktır. Seyircinin olan bitenle ilgili soru işaretlerini daha da artıracak olan finaliyle Kırmızı, hiç şüphesiz Kieslowski’nin Üç Renk serisindeki en karmaşık ve hazmı zor film. Birçokları tarafından kolaylıkla, Fransız usülü bir Alacakaranlık Kuşağı hikayesi olarak nitelendirilebilecek olan yapımda, Irène Jacob tüm kariyerinin en ince işlenmiş ve seyrine doyum olmaz rollerinden birini çıkartıyor. Yılların ‘Fransız’ı Trintignant’ın çizdiği, hayattan bir şey beklemeyen, aksi ve sırlarla dolu emekli yargıç karakteri ise seyircideki daha fazla keşfetme isteğini amansızca körüklüyor. Kieslowski, Fransız bayrağından ödünç aldığı Kırmızı’yı, tarihe malolmuş anlamından, ‘Kardeşlik’ temasından biraz daha uzaklara götürüyor. Sembolizmin derinliklerine dalıyor ve ‘rastlantı’ kavramıyla harmanlıyor. Üçlemenin finali olan bu film, aynı zamanda en çarpıcı ve allak bullak edici olanı."
Sinema
Üç Renk: Kırmızı Three Colours: Red (1994)
Neyin doğru olup neyin olmadığına karar vermek bana namussuzluk gibi geliyor.
Sinema
Half Moon (2006)
– Sevgili evladım, ben 14 kişiyle seyahat etmem. Sen gelemezsin. + Neden? – 14 kötü şans getirir. 14 kişiyle gidemem. Çocuklara iyi bak. .. ++ Pardon Mamo beni ilgilendirmez ama kötü şans getiren 13’tür 14 değil. – Hadi oradan. 13’ü uğursuz yapan senin gibi insanlardır. 13 masumdur, kötü şans falan getirmez. Bu arada Sevgili Senur, + Evet babacığım.. – Ağlama evladım. Çocuklara ne 13’ün ne de 14’ün kötü şans getirmediğini öğret. Ağlama, ölüm bile kötü şans değildir.
Sinema