İkiru: Türkçesi "Yaşamak" olan bu filmde hayatın anlamının altı çizilmiş, intiharın sorunların çözümü olduğu reddedilmiştir. Ben de bu Kurosawa filmini çok sevmiştim, benim için özeldir. Yaşam enerjisi veren bu filmin yönetmeni Akira Kurosawa 1971 de bileklerini usturayla kesmek suretiyle kişisel çaresizliğine kendi canına kiyarak çare aramış. Aldatılmış gibi hissettim 😭 öyleyse yıkıl Aysel!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şiddet, huzursuzluk ve mutsuzluk her yerde modernleşme sürecine eşlik etmiştir. değerlerin yitirildiği, yeni gruplar ile yeniden bütünleşme arayışına girdiği yönünde bir bilinçlilik var her yerde.
Kurosawa'nin filmleri, insan davranışlarındaki aşırılıkları kutsayislari, kurgularındaki kesik kesik, inişli çıkışlı ritim, istikrarlı bir görsel dünyanın altını merkezsizleştirmiş, kompozisyonlarla boşaltışları ve karakter ve kamera hareketlerini ön plana çıkartişları bakımından, dört dörtlük bir hümanizm ile uyum içerisinde olmaktan çok diyonizyak bir niteliğe sahiptir.
"vahşi bir şekilde çalışan biriyim, kendimi işimin içine atarım. ayrıca sıcak yazları, soğuk kışları, şiddetli yağmur ve yoğun karları severim ve sanırım filmlerin bunu gösteriyor. Aşırılıklara severim çünkü bence son derece canlıdırlar."