Hz. Ali (ra), "Kendisinin kusurunu gören, başkasının kusurunu göremez." diyor. Öyleyse, peşine düşeceğimiz kusurlar başkalarının değil, kendi kusurlarımız olmalıdır. Nefislerimizdeki zaafiyetleri, bedenlerimizdeki tembellikleri, hayatımızdaki düzensizlikleri gidermeden, başkalarına ayar vermeye çalışmanın bir anlamı olmadığını her daim hatırlamalıyız.
Hz. Ali (ra), "Kendi görüşünü beğenen yanılır. Kendi aklıyla yetinen hata yapar." diyor. Öyleyse, ehil insanların düşüncelerine değer vermeli, tecrübenin kıymetine inanmalı, istişare kültürünün bu ümmetin en temel vasfı olduğunu iyice kavramalı, atacağımız her adım ve yapacağımız her iş için görüşlerine başvuracağımız insanları şimdiden bulmalıyız.
Hz. Ali (ra), "İnsanlara büyüklük taslayan küçülür; gereksiz ayrıntılara dalan ise çok çabuk usanır." diyor. Öyleyse, hiç kimseye karşı büyüklenmeli, bize bahsedilen her güzelliğin kaynağının Allah olduğu unutulmamalı, elden geldikçe her muhatabı kendimizden daha iyi görüp istifade yollarını bulmalı ve bizi meşgul edecek her türlü ayrıntıdan ise uzak durmalıyız.
Hz. Ali (ra), "Kim utanırsa mahrum kalır, kim korkarsa zarar eder." diyor. Öyleyse, hakikati öğrenmek için utanmayı, güzel şeyleri elde etmek için ise korkaklığı terk etmek gerekir. Büyük hedeflere ulaşmak istiyorsak, engelleri aşmalı, ayak bağlarından kurtulmalı, küçük şeyleri fedâ etmeden büyük şeyler elde edileceğini unutmamalıyız.
Hz. Ali (ra), "Sabırlı olan saygın olur; saygın olan ise kazanır!" diyor. Öyleyse sabır azık olarak edinilmeli, hem imtihanlara, hem nimetlere, hem günahlara, hem de ibadetlerin külfetine karşı sabır gösterilmelidir. Allah katında değer, insanlar katında saygınlık görmek istiyorsak, sabır mektebinin talebeleri olmak zorundayız.