Evet, beyninde anlıyorsun. Diyorsun ki: Doğru, yanlış, böyledir, böyle değildir, haklıdır, haklı değildir. Ama bundan ne çıkar? Konuştuğun zaman ben, senin kollarına, ayaklarına, göğüslerine bakıyorum; onların hepsi de dilsiz duruyor; bir şey söylemiyorlar. Kanları yokmuş gibi.
Tanrı’yı her maskenin arkasında ayırt edebilene ne mutlu! O, bazen bir bardak serin sudur, bazen dizlerimizde oynayan bir oğul, bazen çapkın bir kadın, bazen de küçük bir sabah gezintisi.
Sanıyorum ki, yıllardan beri Tanrı’nın kayıtlarında yokum, ama şeytanınkilerde de… Yalnız senin kaydında varım; onun için, senden başka hesap vereceğim kimse yok, o halde dinle.