Yaşanan deneyim ne olursa olsun, bütün olumsuzluklara rağmen, insan sahip olduğu değerden yana eksilme göstermez. Belki vazgeçebilir, yorulabilir, küsebilir, içine kapanabilir ama değerinden hiçbir şey kaybetmez.
Amerika’da ünlü bir hatip konuşmasına 100 dolarlık bir banknotu eline alarak başlar ve “Bu 100 dolarlık banknotu kim ister?” diye sorar.
Sormasıyla birlikte salondaki eller neredeyse aynı anda havaya kalkar.
“Ben isterim, ben isterim...”
“Peki” der hatip. Bu kez 100 doları iyice buruşturduktan sonra kaldırır ve aynı soruyu sorar.
“Bu 100 dolarlık banknotu hâlâ kim istiyor?”
Salonda eller havalanır yine.
“Ben isterim, ben isterim...”
Bunun üzerine hatip banknotu yere atar ve ayakkabılarıyla ezer. Kirlenmiş banknotu yeniden alır ve kalabalığa göstererek “Hâlâ isteyen var mı?” diye sorar.
Görür ki, havalanan ellerde hiçbir azalma olmaz. Herkes hâlâ kirlenmiş, yıpranmış banknota taliptir.
Konuşmacı, kalabalığa bakarak gülümser ve şöyle der:
“Ne yaparsam yapayım, sizi 100 dolardan vazgeçiremi-yorum. Çünkü her ne yaparsam yapayım, 100 dolar, hâlâ 100 dolar. Buruşturarak, ezerek, kirleterek değerini eksiltemiyorum. Gördüğünüz gibi işte hâlâ 100 dolar. Umarım, kendi değerinizin de eksilmeyen bir güç olduğunun farkına varmışsınızdır”
Sen kendini seversen zaten sevilirsin.
Sen kendine saygı gösterirsen zaten saygı görürsün.
Sen kendine güvenirsen zaten güvenilirsin.
Sen değişirsen, dünya değişir.
O halde hadi, dünyayı değiştirmeye başlayalım...