Hafıza tükenmeyen bir şeydi artık, ama zamanın derinliği,kağıdın sararması ve kokusuyla,kenarı kıvrılmış sayfalar ve tanımadığımız bir el tarafından altı çizilmiş bir paragrafla aktarılan hissi yok olmuştu. Sonsuz bir şimdinin içindeydik.
Ve bir gün aniden ta da yavaş yavaş, kırılıyor suskunluk, nihayet tanınıp kabul edilen şeylere ait kelimeler fışkırıyor, aynı zamanda altta yeni suskunluklar oluşuyor.