Gençliğinde inşa ettirdiği, hayatının sonunda da oğluna ne umutlar besleyerek miras bıraktığı görkemli sarayına dönen ve onun yanıp yıkılmış olduğunu gören bir prensin hayaleti gibi hissediyorum kendimi.
Yaradılışımız gereği her şeyi kendimizle ve kendimizi de her şeyle kıyasladığımız için, her türlü mutluluk ve kederi, kendi bütünselliğimizi oluşturan nesnelerde buluyoruz, işte bu durumda en tehlikeli şey yalnızlıktır.
Kendimizi yitirdiğimiz zaman, her şeyi yitirmiş sayılırız işte. Sana yemin ederim ki, bazen bir gündelikçi bile olmaya razıyım, sırf sabahları uyandığımda önümde bir gün, bir devinim, bir umut olsun diye.