Her ne çeşit olursa olsun, acı aslında ne kaybettiğimizle ilgiliydi. Gençken bize acı verildiğini düşünürüz. Biraz daha yaşlanınca ve çelik kapılar yüzümüze kapanınca, gerçek acının bizden alınanlar olduğunu anlarız.
Acı da sevgi, hürriyet ve özgürlükle aynı yerden geliyor. İdeallerin ve güzel duyguların öldüğü noktada acı başlıyor ve hiç sona ermiyor. Bizler acımız diniyormuş gibi davranıyoruz fakat bunu çocuklar uykulannda ağlamasınlar diye yapıyoruz.