"Bu acının bedenimdeki yerini tespit etmeye çalışıyorum, kaynağı tam olarak neresi? Şimdi göğsümün derinliklerinde, diyaframın olduğu yerde, beni boğuyor, nefes almamı engelliyor. Aslında bu göçebe bir ağrı. Şimdi yukarıda boğazımda, ağlama merkezinin oralarda bir yerde. Şu anda hamur kıvamında, tam pişmemiş ekmek gibi, yutması zor."
"Görünüşe göre her ölümden sonra, her doğumdan sonra olduğu gibi, dünya yeniden başlıyor. Öyle olaylardan sonra kişisel takvimimiz değişiyor ve yeni çağlar açılıyor. Şöyle demeye başlıyorsunuz-a, bu babam ölmeden önceydi. Ya da -babam hayattayken. Ya da -iki yıl sonra..."
"Bir zamanlar beni daima güldüren hikâyeyi okuyordum, oysa şimdi bana öyle hüzünlü geliyordu ki, belki de bir başka, daha mutlu bir zamanda okumanın hatırasını uyandırdığı için."
Çiçekler aslında ölülerin gizli periskopları değil midir? Acaba ölüler dünyayı toprağın altında çiçeklerin saplarından mı izlerler?
Evet, babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.