Matt Haig bu kitapta vampirlik temasını alıştığımız gibi korku üzerinden değil, “kendini bastırma” meselesi üzerinden anlatıyor. Dışarıdan tamamen normal görünen bir ailenin aslında kendi doğasını gizleyerek yaşamaya çalışması, hikâyeyi ilginç kılıyor. Okuması akıcı, fikir olarak da dikkat çekici; ancak karakterler çok derinleşmediği için kitapla güçlü bir bağ kurmak zorlaşıyor. Özellikle sonu biraz hızlı toparlanmış hissi veriyor. Genel olarak Radley Ailesi, farklı bir konuya sahip, düşündüren ama çok da iz bırakan bir kitap değil.
Gürültü yaşam demek.
Sessizlik ölüm.
Fakat şimdi, o an için, sessizlik çok da kötü gelmiyor. İstenen bir son, bir varış noktası, gürültünün ulaşmak istediği bir yer gibi geliyor ona.