Burası dertlerimi tasalarımı döktüğüm yer olmalı. Mevsimlerin değişmesi gibi değişiyor ruhum ardı ardına sıralanmış birbirine değmeden uzunca bir kuyrukta boğuşur gibi. bugün kendime sormak istiyorum kalbinin haddinden fazla saf, saf ve kirli olması seni yormuyor mu?
Belki saf olup kirli nasıl olur diye soracaksınız ki sormaya hakkınız var saflığımla kirletiyorum, kaybetmemek için üzmemek için her şeyden önce ezilen bir tarafımı olabildiğince ezip sustmam kirletiyor saf halimi. Yorulmuyorum çünkü yorulmak nedir bilmiyorum hiç dinlenmedim dinlenmenin ne olduğu öğretilmedi bana. kısacası asılıyım ipte sımsıkı sarmış ipler ne kopabiliyor ne de boğuluyorum iki cihanın suçlusuyum...