Peri

Peri
@PeriAkar
Hemşire
Hayat okulu
Dünya
74 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Şevket Altuğ da “sizi neden göremiyoruz” sorusuna aynen şu yanıtı vermiş: “Türk toplumunun değerleri değişti. Türk toplumuna sunulan işlerin içerikleri değişti. Yani ben şu andaki içeriklerle hiçbir dizinin içinde olamam. Eleştiri olarak kabul etsinler, biraz da yaşlılığıma versinler... Bütün yapılan işlerde tabanca, tüfek, millet birbirini öldürüyor. Bütün erkekler sakallı. Bizim zamanımızda sakal rol gerekirse bırakılırdı. Bu ortamda ben olamam. Çünkü biz yaptığımız işlerde topluma sevgiyi, hoşgörüyü, toleransı, birlikte yaşamayı, dayanışmayı öğretmeye çalıştık. Böyle bir senaryo ile karşılaşırsam yaşıma rağmen hâlâ oynayabilirim. Ama karşılaşacağımı da pek zannetmiyorum”... Benim notum; kimse şiddetdeki tırmanıştan, nezaketsizlikten kabalıktan şikayet etmesin. Sokak Polat Alemdarlarla, Recep İvediklerle dolu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kafası kesilmiş ülkeyiz . İnsanlığa yapılan her yanlışı dinle ayetle doğru olduğunu göstermeye çalışıyoruz . Çağın hastalığı bu olması gerek . Peri
Yeryüzünde pek çok din vardır; fakat sadece tek bir ahlak vardır. John Ruskin
En çok istanbula benzeyen gözlerini sevdim gözlerinde devrik cümleler gibi bakan kederi esirgeyen bağışlayan aşkın adıyla başladım sana erkekliğim bedeninde kimbilir kaç kez hatim indirdi kimbilir kaç kez yazdım kendimi arka sayfalarına hayatının faili meçhul bir cinayet haberi gibi kırlangıç fırtınalarına benzeyen yüzünü sevdim jilet yansıması gibi yüzüme çarpan yüzünü yüzünün avuçlarımdaki yasa dışı hüznünü hani geceyarıları gökgürültülerine kulak kabartır gibi hani bir ırmağın kendini denize dökmesi gibi hani iki arada bir derede telaşlı sevişmeler gibi hani anlarsın ya suçüstü bir aşk gibi bulup bulup yitirmeyi sevdim seni ustura suskunluğuna benzeyen ellerini bana olmadık şeyler düşündüren ellerini beni içimin gizlisinden alıp her karartma gecesi en argo şiirlere rehin bırakan ellerini sevdim bana bu kenti bu ülkeyi ve bu dünyayı bana bu en ahlaksız çağını zamanın bana güneydoğudaki çocuk ağlamalarını unutturan dokunduğun heryerinde bedenimin sigara yanığı tırnak çiziği yaralar açan bana kendi uçurumlarında çığlıklar yakıştıran ellerini sevdimaruz veznine benzeyen yalnızlığını sevdim. Ben senin kendi yalnızlığında iş çıkışlarındaki caddeler gibi çoğalmanı cuma akşamları beyoğlunun çalgılı sokakları gibi bir korsan gösteriye dört koldan katılmak gibi içimde kalabalıklaşmanı sevdim çocukluğuma benzeyen yalanlarını
Siyaset
Analarınızın memelerine süt bile yürümemişti daha bir kez olsun gizli gizli traş olmamıştınız babanızın jiletiyl yani şimdiki sizin yaşınızda ben yani deve tellal pire berber iken diyalektik ve tarihsel materyalizm diye birşeyler vardı sol komünizm bir çocukluk hastalığı dokuz ışık şarkılarda türkülerde meydanlarda çırpınırdı karadeniz faşizm sosyal - faşizm oportünizm revizyonizm kükürt di oksit civa flüminat molotof kokteyller 2 öfkeler yazmıştım ellerim yüreğimde yüreğim silahımdayken dizlerim tirtir titriyordu ama hiç belli etmiyordum en illegal cümleleri kurdum ben anlamazsınız mayınsa bastım sınırsa geçtim ateşse yaktım ne zaman kozaydım unuttum ne zaman kelebek ne zaman doğurdum kendimi ne zaman öldürdüm ne zaman gözdüm ne zaman gözyaşı 3 benim kandırılmalarım biraz farklıydı anlamazsınız mesela ben büyük şeylere inanırdım büyük denizlere büyük aşklara büyük ayrılıklara büyük ölümlere ve iki kere ikinin asla dört etmediğine başka yollardan giderdim varacağım yerlere en çok aşksız sevişmelerinize yanardım ve dudaklarınıza kondurduğunuz şıkıdım türkülere kireç söndürürdüm karpit lambası altında kitap okurdum kireç söndürmeyi karpit lambasını siz anlamazsınız anlasaydınız zaten uslu bir çocuk olmazdınız amerikan emperyalizmi sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği
Programlama