"O çocuk yağmurun onu ıslatmasına, ciğerini güzel kokusuyla doldurmasına, yanaklarından süzülerek onu okşamasına, saçlarının ucundan toprağa damlamasına izin veriyordu. Kısaca onu sevdiği gibi sevmesine izin veriyordu..."
"Ölmüştün," dedim.
"Ölüme bile ihanet etmezsin sen," dedi bu kez büyük bir inançla.
"Çünkü bu hayatta affetmeyeceğim tek duygunun ihanet olduğunu bilirsin."