Yaşamak bir başkası olmaktır. Ve insan bugün, dün hissettiği gibi hissediyorsa, hissetmek olanaksızdır: Dün hissedileni bugün de hissetmek, hissetmek değil, dün hissedilmiş olanı bugün anımsamaktır yalnızca, artık yok olmuş olan dünkü hayatın canlı cesedi olmaktır.
Merak ediyorum, acaba hayattaki her şey, her şeyin yozlaşmış hali midir,diye. Var olmak bir yaklaşıklılık hali, bir şeyin önceki günü ya da aşağı yukarı o şey,olmak mıdır?
Bütün sevdiklerimiz, bütün yitirdiklerimiz - nesneler, varlıklar, anlamlar- işte böyle sürtünür tenimize, oradan da ruhumuza sızar; Tanrının kucağında yaşanmış şu kısacık sahne,tam zamanında hayalimde beni yatıştırmaktan ve bana her şeyi kalenderce, bilgece kaybedebilmeyi öğretmekten başka yararı dokunmamış, azıcık esintiden ibaret değildir asla.