Dedi ki: Ben o dünyaya sığmayan turuncum.
Dedim: Turunçtan daha iyisin lakin ele geçirilmezsin.
Dedi ki: Sen nerelisin, zira perişan görünüyorsun.
Dedim: Ben tanıdık şehirden tanınmayan biriyim.
Dedi ki: Nasıl biri olduğun anlaşılmıyor, kimsin?
Dedim: Senin eşiğinde dilencilik mertebesindeyim.
Dedi ki: Gönül çelme işinde bizi nasıl bilirsin?
Dedim: Gönül çelme meclisinde gül harmanı gibisin.
Dedim: Zülfünün kokusu dünyamı kaybetmeme sebep oldu.
Dedi: Eğer bilirsen o sana rehber olur.
Dedim: Dudağının şarabı bizi arzudan öldürdü.
Dedi: Sen bağlılık göster, onda bağlılara sevgi görülür.
youtu.be/E3ZpHS307as
"Kendimle kendim arasında gidip gelen yeni bir yol açtım. Günler, niçin uzadığını, niçin kıvrıldığını bilmediğim bir sarmaşık gibi dolanıp durdu boynuma.. dünya bensiz de dünyaydı; darılmadım.”
Khaled Hosseini şöyle der: "Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler yapacak, bir şeyler uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır." der ve ekler: "Beni bana geri vermek istiyorumdur."
Nihayetinde yüksüz ve mülksüzsün dünyada
İnsanın en bariz lüksü bu rüyana
Karabasanlar bile hayran olur o zaman
Yarışa girmezsen kaybetmen imkansız
Üstelik yetmiş seksen yıl ömrün varmış
Peşinde kaç hırsız çalmak için koşacak
Ama korkma
Bundan kötüsü gelemez başımıza
Bundan kötüsü gelemez
Ondan rahatım sen de rahat ol
Zemine uzananlar düşemez
Yolunda gitmiyorsa
Yoldan gitmezsin sen de
Açarız bi kaç patika
Sen korkma
youtu.be/uLopUUyqVTA
Bu kız bizi sevmez. Biz de onu sevmeyiz ama onun sevmediği gibi değil. O beğenmez de sevmez. Biz beğenmezlik etmeyiz de sevmeyiz. O bakar göremez. Biz bakarız, bir şey yok ki görülecek daha bizi bile görmüyor deriz.