Döneceğini biliyordum. Ben onu evet seviyordum ama onun da beni ne kadar sevdiğini biliyordum. Ben bir roman yazarıydım. Benimle ne kadar gurur duyduğunu biliyordum. Ama bir yıl on ay on dokuz gün önce, onu sokaklardan birinde, sokaklardaki milyonlarca insandan bir tanesiyle, el ele görünce ...Neyi kaybettiğini hatırla.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bugün beni aramadın. Aklıma gelmedi, kusura
bakma. Bir kadın böyle bir cevaba kırılır. Kırıldın mı? Kırıldı tabi ve bunu sana gösterecek şimdi, tepkisiz kalarak.
"Sanatçılar çoğunlukla senin de düşündüğün gibi büyük acılara sahip olabilirler. Ama acı çektikleri ya da içlerinde derin bir sızı olduğu için sanat icra edebiliyorlar demek pek doğru
olmaz sanırım. Çünkü dünya üzerinde acının muhatabı o kadar çok insan var ki, öyle olsa hepsinden birer başyapıt beklemek gerekirdi. Bu işin bir matematiği yok Derya. İçinde, benim
içimdekilerden daha derin ve değerli acıların olabilir ama sanat insanların acılarını yarıştıracakları bir mecra değil."
"Hayır yani ben ... Mutlu olayım diye delirmiyorum. Başka bir şey var sanki ... ben..."
"Yani başka bir şey var sanki ve ne olduğunu bilmiyorsun. Ama o şey olmadığı için acı birikiyor içinde."
"Acı bir sonuçtur, Derya," dedim. "Genellikle de sebebi değil, yoğunluğudur önemli olan. Bazısı annesini kaybettğinde bütün insanlık yok olmuş gibi acı çeker, bazısı işte terfi edemediğinde annesi ölmüş gibi acı çeker, bazısı sokakta topal bir kedi yavrusu görünce ölecek gibi olur, bazısı sevgilisinden sitemkar bir mesaj aldığında."