Kış Bahçesi

Güray Süngü
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
320
Basım Tarihi:
Eylül 2011
İlk Yayın Tarihi:
2011
Yayınevi:
Okur Kitaplığı
ISBN:
9786054494057
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·320 syf.··
2025 91. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 09:05
Güray Süngü'nün Kış Bahçesi romanı, öyle çabucak okuyup bir kenara atılacak türden değil.Yazar,biz okurlarını acele etmemeye, biraz düşünmeye ve karakterlerin o derin kuyularına bakmaya davet ediyor. Okuyucunun gözüyle konuşacak olursak; bu kitap, hepimizin bir yerinde sakladığı o yalnızlık, anlaşılmama ve yabancılaşma hislerine dokunuyor. Spoiler vermemek adına incelememi kısa tutup okuyucularına keyifli okumalar diliyorum:)
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma
"Kahveniz de hatırınızla beraber sizde kalsın"
8/10
·320 syf.·
2020 2. kitabı
Kiremit damlı evimizin içine gireriz. Belki de kanepenin süngerine başımızı ve duvarlara da ayaklarımızı yaslayarak düşünürüz. Boğazımıza takılan bir şeyi yutmakla yutmamak arasında kalırız ama zamanımız buna karar verecek kadar uzun değildir... Hani bazen yaşanılanlar ağır gelir ve sonra etrafından başlayarak her şeyi sorgulamaya koyulursun. Nerede hata yaptım... Başkaları tarafından belirlenmiş hayatın içinden çıkamayız... Hâl böyle olunca hayatın içinden olmamayı tercih eder, kaybolmaktan da çekinmeyiz. Halbuki başkaları tarafından belirlenmiş olması, yaşanmakta olan hayatın kendi hayatımız olmadığı anlamına gelmez... Bu roman tam olarak yukarıda belirttiğim gibi bir tat bıraktı zihnimde. Harun, Aziz Çalışkan, Hande, Derya... Dünyanın başka boşluklarına yuvarlanan insancıklar... Harun... Hiç aşık olmadığı karısı... Ve çocukları... Bir "olur" kelimesi bağlamında kurulmuş bir yuva... Sizce iyi mi olur kötü mü olur... Harun, kendini boş vermiş, hayatını kenara bırakmış, ne kalbinden geçenlere ne aklından geçenlere zerre kadar önem atfetmemiş... Böyle bir adam yıllarca beğenmeyip suçladığı eşi ve iki çocuğunun suçlarını üstlenip doğduğu yere döner yaş 50'yi geçmişken.... Aziz Çalışkan, ailesinden çok memnun. Ne annesinden bir azar işitmiş, ne babasından bir tokat yemiş...(Hayat hep böyle güzel olsa keşke, değil mi?) Sonraları annem dediği kadının aslında teyzesi, babam dediği adamın da amcası olduğunu öğrenerek feleğin sillesine uğramıştır. O sıralarda... Hande, Aziz Çalışkan'ın biricik aşkıdır. Hayat son darbesini yapar ve Hande, Aziz'i terk eder... Bu yaşadıklarından sonra uzun bir süre yalnız kalınca kelimelerle müstehzi bir dansa kalkar... Bir de bakar ki, çok aşırı kalabalık olmayan bir topluluğun alkış tufanına tutulmuş... (Kısaca Aziz Çalışkan, çok ünlü
1000Kitap
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma
Puan vermedi·320 syf.·
2024 2. kitabı
Normalde şiir kitaplarını pdf olarak okumayı tercih ediyorum, diğer türdeki eserlerde maksimum 170-180 sayfa civarındaysa PDF olarak okuyordum, bu kitap üç yüz sayfadan üç sayfa eksik olmasına rağmen okutuyor kendini, hele hele benim gibi modunuz düşükse ve daha da düşüreseniz varsa.... kitapta geçtiği gibi "var mısın yok yere ağlamaya " sözüne cevabınız evetse.... İyi okumalar dilerim. Pdf'sini t.me/epubpdfekitap telegram kanalından bulabilirsiniz.
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma
Bazı şeyleri güzel yapan, kusurlarıdır
Puan vermedi·296 syf.··
2018 247. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2018 23:05
Kapağına bakıyorum kökünden sökülmüş kanayan bir ağaç içine bakıyorum gayya kuyuları, çorak arazi, derin çatlaklar ve çöl. İçim karanlık, içim çöl. Duydun mu İçimdekiler'i? Halbuki başta farklı düşünmüştüm bu kitaptaki deliliği. Çünkü Aziz’de gördüğüm delilik neşeli ve pervasızdı, kasvetli değil. Hani uzun süre uyumazsınız günü döndürürsünüz de sabaha halletmeniz gereken o işi de halledersiniz sonra işiniz bittiğinde geriye büyük bir özgürlük kalır ve muhtemelen yatmaya gitme vaktiniz yaklaşır ya (özellikle üniversite zamanları çokça sabahladığım o zamanları hatırlıyorum) işte o zaman anlamsız bir gevezelikle saçmalamaya başlarsınız ama mutlusunuzdur da. Aziz tam da böyle bir deliliği yaşıyor. Herkesle, kendiyle hatta yeri geliyor okurla bile dalga geçiyor, böceğe isim takıp onunla ahbap oluyor. Sonra bunları aslında içindeki çoraklığı es geçmek için yaptığını anlasa da o Süngü’nün alaycı zekasını konuşturduğu bir karakter olarak kalacaktır. Arada bir işin rengi değişse de bence Aziz müstehzi, sarkastik bir karakter en azından onu öyle hatırlayacağım. “Neyi kaybettiğini hatırla. Kaybettiğin ne yeteneğin, ne de sevgilin. Sen ciddiyetini kaybettin. Ve sonra Aziz Çalışkan kendisi hakkında yaptığı tespiti, kendisine koyduğu teşhisi ellerinin arasına alıp, havaya kaldırıyor ve seyircilere bakarak sırıtıyor gururla.” Bir de Kumral kız var. İçindeki gayya kuyusuna düşen. Boğuluyorum demek istese sesini çığlığa dönüştüremeyen. Ve yazara yalvaran, “beni bir ses sahibi kıl” diye. Beni bir ses sahibi kıl çünkü bu dipsizlikte boğuluyorum ve eğer bana ses vermezsen beni kimse duymayacak. Çünkü sen ses verirsen bana, “sesin içime saklanır, aklanırsa adım seninle aklanır”. Kumral kız çırpınıyor sadece ne yapacağını ne diyeceğini bilemeden. Ama onu en iyi anlayacak olana, yazara
Etkinlik
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma
8/10
·320 syf.·
2018 34. kitabı
Kitap okumak inceltiyor ruhu . Bundandır belki de okudukça yalnızlaşmamız daha doğrusu yalnızlığımızın farkına varışımız.. Güray Süngü bu farkındalığı karakterlerinde yaşatmış , onlarla birlikte acının kaynağını aramış romanında. Ararken hayatları farklı duyguları aynı 2 adamın hikayesi çevresinde dolaşmış. Anla(t)maya çalıştıkları büyük, derin ve ağır hisler altında ezilen 2 adam. Ağır aksak adımlarla ilerliyoruz hayatta , yönümüzü yolumuzu bulmaya çabalıyoruz. Aslında bunu herkes yapıyor ama bu özellik sadece bizde var gibi geliyor . İşte Güray Süngü bunun böyle olmadığını anlatmaya çalışıyor belki de bize . İçten tavrı, cümlelerin muntazam olmayışı aksine çoğu zaman aklı karışık biri ağzından çıkar gibi yazılışı beni kitaba daha da bağladı. Sadece bazı yerlerde gereksiz uzadığını düşünüyorum . Ama tabi yazar kendini uzuun uzun ifade etmek istediyse bize laf söylemek düşmez :)
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2022 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2022 21:24
Bitecek diye korka korka okudum ama bitti. Ve şu an buna üzülüyorum. Güray Süngü'nün üslubunu uzun zamandır merak ediyordum. Tanışmak bugüne nasip oldu. Sevdim. Elimden gelse kitabın tüm satırlarını paylaşmak isterdim. Zaten onun gibi bir şey yapmış olabilirim. Kendimizi bulduğumuz kitapları mı bu kadar severiz, bu kadar sevdiğimiz için mi kendimizi buluruz; bilemiyorum.
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 00:00
Okuduğum üçüncü Güray Süngü Romanı açıkçası bir daha okumaya niyetim yoktu, ama uzun süredir Kitaplığımda beklendikten sonra okumaya karar verdim.Korktuğum gibi iç monologlardan oluşan bir Roman Güray Süngü gene bildiğiniz gibi beni yordu resmen bitsin diye okudum. Aslında bir yönde takdir ettiğim bir yazar kısa bir konuyu iç monologlarla yüzlerce sayfaya sığdırmak büyük başarı sanırım yazarın kitaplarını özel yapanda bu.
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma
8/10
·320 syf.··
2024 13. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2024 22:58
Haftalar önce biten güzellik. Aziz ve Harun'un pişmanlık, özlem, yalnızlık, sevgi ve bazen durgunluk dolu yaşamlarının paralel aktığı romanda dilsiz varlıkların günü nasıl renklendirdiğini okurken birbirimizin hayatlarına, eğer tutkuyla istersek, nasıl iz bırakabileceğimizi, gizlenen sevgilerin çatırdattığı aileleri şahane bir kurguyla anlatan bu kitabın akıcı ve eğlenceli dili beni sıcacık etti. Müthiş keyifli bir serüvendi. #okudumbitti #kitapyorumu
Edebiyat
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2021 20:05
Hiç bitmesin istedim okurken. Harun hiç karar veremesin, Aziz kumral kızla sürekli konuşsun. Ve bu kitabın sonu hiç gelmesin. Derken öyle bir son geldi ki işte bu son vuruş dedim içimden. Güray Süngü yeni tanıştığım yazarlardan. Öyle güzel ve farklı bir üslubu var ki bir türlü bırakamadım elimden Kış Bahçesi’ni. Ve en sevdiklerim.... Kafa karıştıran,yoran bir süreçti ne beklediğini bilmeden beklemek. İnsan neden yeni şeylere ihtiyaç duyar? Çünkü eski şeyler insanı da eskitir, yeni şeyler insanı eskimekte kurtarır. “Her şey geride kaldı “aptalca bir öykü cümlesiydi çünkü, anlamı yoktu. Seni kimse yazamaz bir daha çünkü yazılmış ve söylenmişsin.
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2024 07:36
Daha önce neden okumadım ki dediğim bir kitap. Ben bu kitapla tanıştım yazarla. Yazarın kurgusu, kelimeleri seçmesindeki başarısı, karakterlerin gel-gitleri öyle güzeldi ki. Kitabın konusuna gelecek olursak Aziz ve Harun diye iki ana karakter üzerinden ilerliyor. Aziz ve Harun birbirlerinden habersiz iki komşu. Aziz yazar ve 30 yaşlarında, Harun ise neredeyse 60 yaşına ulaşmış, İstanbul'dan küçük yaşta ayrılmış, taşra emeklisi bir adam. Kitap iki karakterin ağzından iki farklı şekilde anlatılıyor. Harun İstanbul'a dönüp çocukluk aşkı Hülya ve Kardeşi Erdal'ı ararken Aziz ise hem kitap yazmaya uğraşıyor hem de Derya'nın olaya dahil olduğu bir işe başlıyor. Diğer bütün ayrıntılar kitabın okuyucusu için saklı kalsın. Son olarak Harun'un hiç sevmediği patates yemeğiyle hayata vedası sonrası gelen çiçekli elbiseli Hülya çok can acıtıcıydı...
Kış BahçesiGüray Süngü · Okur Kitaplığı · 2011852 okunma

Yazar Hakkında

Güray SüngüYazar · 16 kitap
1976 yılında İstanbul’un sur içi mahallelerinden Kadırga’da doğdu. İlk öğretime Kadırga İlkokulunda başladı. Çocukluğu Ayasofya ve Sultanahmette geçti. Gedikpaşa’da esnaf olan babası sayesinde çalışma hayatını erken yaşta tanıdı. Üniversiteden mezun olana kadar bütün tatillerini Kapalıçarşı’da geçirdi. Farklı milletlerden, meşreplerden, dinlerden insanların arasında büyüdü. Üniversite eğitimini Uludağ Üniversitesi’nde aldı. İktisat fakültesinde okudu. Mezuniyetinden sonra özel sektörde çalışmaya başladı. 2009 yılına kadar çeşitli sektörlerde görev aldıktan sonra, yayın sektörüne geçti. Güray Süngü yazmaya Bursa yıllarında başladı. İlk öyküsü 1998 yılında Hece dergisinde yayınlandı. Bugüne dek, Hece, Hece Öykü, E-edebiyat, Ada, Özgür Edebiyat, İtibar, İzdiham, Cafcaf, Hacamat, CF, Edebi Müdahale, Post Öykü, Cins, Muhayyel gibi dergilerde öyküler ve yazılar yayınladı. Öğrenciyken yazdığı ilk romanı Dördüncü Tekil Şahıs 2006 yılında okuyucuyla buluştu. Düş Kesiği adlı romanıyla 2010 Oğuz Atay Roman Ödülü’ne, Kış Bahçesi adlı romanıyla 2011 Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’ne layık görüldü. 2014 yılında Deli Gömleği ve Hiçbir şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi kitapları ile Necip Fazıl Hikaye Ödülü’nü kazandı. 2018 yılında 14. Kristal Lale ödüllerinde yılın edebiyatçısı seçildi. Kitapları; Dördüncü Tekil Şahıs-Roman, 2006 Pencereden-Roman, 2006 Düş Kesiği-Roman, 2010 Deli Gömleği-Öykü, 2010 Kış Bahçesi-Roman, 2011 Hiçbir şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi-Öykü, 2012 Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk-Öykü, 2014 Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı-Roman, 2015 İnsanın Acayip Kısa Tarihi-Uzun Hikaye, 2016 Vicdan Sızlar-Öykü, 2016 İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır, 2018