Cam Irmağı Taş Gemi

8,6/10  (35 Oy) · 
132 okunma  · 
47 beğeni  · 
1.719 gösterim
Taşın boyanmasıydı âdet olan, sıra boyamalara geldi. Yontucunun, kullandığı boyalara güveni sonsuzdu. Asırlarca dayanacaklarını, solmayacaklarını, bambaşka renklere dönüşmeyeceklerini biliyordu. Kimi bir deniz kabuğunun, kimi bir çömlek parçasının içinde karıştırdı renkleri. İstese, sonsuz sayıda renk elde edebilirdi. İstemedi. Kimi iç açıcı, kimi kasvet verici, ama hepsi de canlı ve kalıcı renklerle yetindi. Gözlerini karla hiç ovmamış kadınların ülkesinde buz mavisi, yağmur grisi gibi, kar beyazının da olmazdı elbet ama renklerin en zor olanı, kendisinden başka bütün renkleri yutanı, renksizlik kılanı, göz yakıcı çiğ beyaz bile onun duvar resimlerinde yumuşadı, uysallaştı. Hacmini buldu, boyun eğdi, renklerden bir renk oldu. En çok da bir yıldız ırmağının üzerinde akan lâcivert gökyüzünün altında güzel durdu. Çünkü kraliçe her defasında yıldızlı gök altında beyaz bir elbise giyiyor oluyordu.

Yontucu her şeyi üstün bir gerçekçilik duygusuyla tamamladı. Tasvirleri arasında bu gerçekçilikle bağdaşmayan tek sahne, lâcivert ırmağın burgaçlı dalgaları arasına saldığı, batacağı ya da yol alacağı zamanın tek anlık aynasından belli olmayan taş geminin üzerine kaldı. Onun da tek yolcusu vardı.
  • Baskı Tarihi:
    2006
  • Sayfa Sayısı:
    248
  • ISBN:
    975-263-478-8
  • Yayınevi:
    Timaş
  • Kitabın Türü:
Salih Çermik 
11 Oca 20:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Hoş ve anlam derinliği çokça olan bir kitap. Yüzeysel de okunabilir, derinlemesine de. Her iki türlü de kazandıracağı şeyler var mutlaka. Ama derinlerine dalarak okunması daha güzel olur. Zahirden ziyade manaya yönelik bir kitap. Sonuç itibariyle bir Nazan Bekiroğlu klasiği...

Ayşe Gül 
08 Ağu 16:09 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Ne zaman kitap okumaktan yorulsam Nazan Bekiroğlu'na sarılıyorum. Yine öyle oldu ve Cam Irmağı Taş Gemi'ye sarıldım bu sefer.
Bir gizemli film seyredersiniz hani, filmin sonunda daha önce fark etmediğiniz bir sahnenin farklı çekimini gösterir ve gizemi çözersiniz. Bu kitap da öyle bir nevi. Farklı hikayelerden oluşuyor gibi görünüyor ama hepsi birbiriyle bağlantılı. İster bir çocuğa anlatın bu hikayeleri yani öylesine sade, ister de derin anlamlarını çözmeye çalışın yani öylesine derin ve güzel. Şiirsel bir üslup, altı çizilesi cümleler var yine, okudukça okunası gelen.
Kitabın sonunda bir zeyl var; yani ek hikaye. İsimle ateş arasında kitabının zeyliymiş sanırım. İAA okumadığım için o kısmı şimdilik okumuyorum. Ne zaman ki İAA kitabını okurum o zaman bu zeyle tekrar dönüş yaparım. Ertelemiş olsam da son kısmı Nazan Bekiroğlu'nun kitapları arasında böylesi bir bağ kurması benim çok hoşuma gitti. Bir denemesinde başka bir romanında geçen şeyleri anlattığını fark ettiğimde de büyük muamma çözmüş gibi mutlu olmuştum.
Nazan Bekiroğlu okuyun, okutun vesselam ^^

Sabriye Yabancı 
 08 Mar 22:57 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Yalan değil Nazan Bekiroğlu'nun Türk edebiyatının en sevdiğim, her kitabında hayranlığımın arttığı yazarlardan biri olduğu.Onda en beğendiğim yönlerden biri de üslubunun inceliği.Bu kitabında da göstermiş yine tüm maharetini..
Cam Irmağı Taş Gemi hikaye demesine rağmen yazarın, bir masal, bir şiir ve hikaye tadında. Ne anlatıyor, derseniz işte o biraz zor.
Bazı kitaplar vardır anlattığınızda güzelliklerini yitirirler çünkü o kitaplarda asıl güzel olan konu değil üsluptur tıpkı bu eser gibi.
Aynı konuyu işlemesine karşın daha çok sevilen okunan yazarlar vardır.Leyla vü Mecnun dendiğinde aklımıza Fuzuli'nin gelmesi başka nasıl açıklanabilir ki...
Öncelikle eser yazarın diğer kitapları olan Yusuf u Züleyha ve La(Bir Sonsuzluk Hecesi) kıvamında .Anlatılan bir aşk belki ancak içindeki alegorik unsurlarla daha bir derinleşen birbirine bağlı hikayeler ve şiirsel anlatımıyla eser daha bir derinleşip yeni çağrışımlara kapı aralıyor.
Kitap birbirine bağlanmış hikayelerden oluşuyor ve Elif'in Be'yi aramasıyla başlıyor.Tıpkı herkesin kendi Be'sini araması bazen bulması, bazen bulamaması bazen de buldum zannetmesi gibi."Be" bir sembol tıpkı ikinci hikayedeki kül rengi küçük kuşla beyaz mermer şehir gibi.Sahi bizim beyaz mermer şehrimizin kanayan yarası neydi?Ya da hangi vakit kendimizi kül rengi küçük kuş zannettikti?

Güney ülkesinin zalim ve bencil hükümdarının kuzey ülkesini yerle bir etmesi ne kadar da bugüne benzerdi.Tek olan Tanrı'nın tekliğini bilenler ve dahi hayata geçirenler her devirde bunca acıyı nasıl çekmişti.İçimizde merhametli kral taş ustası ve camcı gibi olabilmeyi başaranlar kimlerdi.
Velhasıl-ı kelam "Be"nin asıl sırrına kimler erdi?
Şiir tadında bir kitap tavsiye ederim.

ARİFE ERZURUMLU 
30 Haz 2016 · Kitabı okudu · 128 günde · Beğendi · 6/10 puan

Çocukluğumda dinlediğim masallara selam olsun. Dünya telaşından uzaklaşmak isteyenlere tavsiyemdir. Kütüphanenizde olması gereken kitaplardan. Bu kitabı canım sıkıldıkça okumalı dünya telaşından uzaklaşmalıyım..:-)

Seyma Nur yakın 
01 Nis 16:12 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

sıkı bir nazan bekiroğlu takipçisi olarak en sevdiğim ve defalarca açıp okumaktan büyük keyif aldığım tek kitap olduğunu söyleyebilirim. kısa kısa işlenmiş konular ve betimlemeler. en sevdiğim 3 noktalı cümleler...

cizgiliortu 
10 Haz 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

İlmek ilmek ruhuma işleyen bir Nazan Bekiroğlu kitabı oldu benim için. Derin anlatımına, tasvir yağmuruna, kelimelerinin zarafetine hayran kaldım. Tek bir cümleyle titreyebiliyorsa yazıcı yüreğinizi işte o zaman kelimelerinin sağanağında yıkanmalısınız.

Kitap kısa ve felsefi derinliği olan hikayelerden oluşuyor. Bazen küçük kül rengi bir kuş olup beyaz mermer şehirlerin yalnızlığını dinliyorsunuz bazen Elif olup Be'nin ihanetiyle yüreğinizin en savunmasız yerinden yara alıyorsunuz.

Cam kadar kırılgan, naif ama taş kadar da sağlam cümlelerle oluşmuş bu kitabı kesinlikle okuyun.

Suskun/ca 
23 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Okuduğum her satırda beni çocukluğuma götüren kitap...Ve o kelimelerin sahibi Nazan Bekiroğlu...Kimileri için ağır gelebilir belki ama ben keyifle okudum. Hele "İsimle Ateş Arasında" kitabındaki Nihade'ye dair bölümü görünce nasıl mutlu oldum anlatamam. Öykücü, öykülerinden çıkardıklarımı kalbimde saklayacağım daima...

Behzat POYRAZ 
15 Nis 2016 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 6/10 puan

Kitabı okurken sanki anlattığı herşey gözlerimin önünde canlanıyor.olaylar önümde zikrediyordu.ruhunuza işleyen bir kitap.yine Nazan ve yine onun farkı.

benimben 
18 May 11:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İlk okuduğumda anlamamış olsamda 2. Seferde hayran kaldığım bir kitap. Hikayeler çok orjinal. Heykeltraşın parmağının kesildiği yer beni çok etkiledi.

Kitaptan 138 Alıntı

Mâsiva 
07 Tem 20:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çocuklar annelerinin, kadınlar kocalarının gözleri önünde öldürülünce her şey bitti.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
Mâsiva 
12 Tem 03:12 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Susardı, susmanın iç yangınını iki kat artırdığını öğrene öğrene.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
Mâsiva 
04 Tem 02:48 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Peki, zaman her acının ilâcı değil miydi? Gözden ırak olan gönülden de ırak olmuyor muydu?
Aşk bile olsa her şey, eninde sonunda bitmiyor muydu?
Bitmiyordu.
Bir adım sonrası ölüm.
Ölünmüyordu.
Sürüp gidiyordu.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
mavera 
30 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

ama dayanmak mümkün değildi.
peki, zaman her acının ilacı değil miydi?
gözden ırak olan,gönülden de ırak olmuyor muydu?
aşk bile olsa her şey, eninde sonunda bitmiyor muydu?
bitmiyordu,
bir adım sonrası ölüm.
ölünmüyordu.
sürüp gidiyordu..

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
Mâsiva 
14 Tem 01:15 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çizdim üzerini bütün çokluk eklerinin, sildim elimin tersiyle hepsini, Tanrı var, tanrılar yok. Ey biricik Tanrı, senden başkası yok.

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
Mâsiva 
09 Tem 04:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir toprağı kendisinin hissetmenin en sağlam yolu ona kendi bedenini vermek değil mi?

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu