Mavi Lale (Yitik Lale)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.355
Gösterim
Adı:
Mavi Lale
Alt başlık:
Yitik Lale
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753626927
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Okuyanlarda tiryakilik yapan bir dil ustası. Hikayeleri, denemeleri ve araştırmaları ile kısa zamanda çok geniş bir hayran kitlesi oluşturan, okurların ellerinden bırakamadığı kitaplarıyla Nazan Bekiroğlu artık denemeleriyle de Timaşta. Mavi Lale, dünün değerlerini unutmadan, bugünün değerlerini de yadsımadan her ikisinin sentezinden oluşan bir bakış açısıyla geçmişi geleceğe taşıyan bir zihnin ürünü.

Bekiroğlunun usta kalemiyle, sinemadan edebiyata, hayattan ölüme uzanan serin ve renkli bir yolculuğa çıkarıyor Mavi Lale.
Cümleleri kurma biçimi, onları alıp farklı formlarda farklı bakış açılarıyla önümüze sunma şekliyle Nazan Bekiroğlu diğer yazarlardan ayrılmaktadır bana göre. Bu yüzden çok ayrı bir yeri vardır benim gözümde. Üslûbu farklıdır onun. Daha çok şiir tadı alırız deneme ve romanlarında. Hatta o kadar ki elinize alıp sesli bir biçimde okumaya kalksanız bir müddet sonra düz yazı değil de şiir okuyormuş hissine kapılırsınız. Tabi duygu yüklü yapısı da sizi bambaşka hislerle sarmalar.

Kitapla ilgili yazımız: http://1cay1kitap.com/mavilaleyitiklale/
Bu kitap da çok şey var. Mesela neler mi var? İlk başta Divan Edebiyatından bir parça var. Hz Yusuf ve Züleyha var. Şair Nigar Hanım var. Bir cümle ile de olsa Proust ve yitik zamanı var. Şems var, Hüseyin Rahmi ve roman kahramanları var. Osmanlının iyisiyle kötüsüyle padişahları, sultanları var. Yeri geliyor feministlik, yeri geliyor Aşk, yeri geliyor yitik bir lale var oluyor. Kısaca kitap da yok yok...

Mavi Lale sayesinde Fuzuli’den Mevlana’ya, Atilla İlhan’dan Yahya Kemal’e, Shakespeare’den Homeros’a, Dostoyevski’den Cervantes’e, Matrix’den Melekler Şehri’ne ve inanın tek tek sayamayacağım daha nice yazara, eserine, filmlere dair şeyler bulabilirsiniz. Daha önce duymadıklarınızı duyabilirsiniz. Nazan Bekiroğlu’nun Deneme şeklinde yazdığı bu kitap daha önce okuduğum Nar ağacı eserine göre farklı geldi. Kitap 7 bölüm ve birçok alt konudan oluşuyor. Bilgi verici nitelikte görüyorum. Her bölümde farklı şeyler öğreniyoruz. İçerisinde bilmediğim çok kelime geçiyordu.

Kitabın son kısımlarında dünya klasikleri ve filmlere ait incelemelerini görüyoruz. Benden tavsiye orada geçen kitapları okumadıysanız o incelemeleri de okumayınız. Çünkü çok güzel spoiler içeriyor. Filmler ve kitaplar üzerinde eleştirilerine baktığımızda Namık Kemal ve Roman anlayışını, Paulo Coelho’nun Simyacı ile Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum ve Ağladım’ı karşılaştırması, filmdeki Matrix’in gerçekte ne olduğunu anlatması gibi daha birçok eleştiri görebilirsiniz. Ayrıca “Muhiddin Arabi’nin okunmadığı ülkemde simyacı vb. kitapların iyi satıldığı” cümlesiyle yakınıyor gibi geldi. PolyAnna bölümün de gençlerin bu kitapları ilkel, modası geçmiş gördüklerini ve günümüzde nasıl boş eserlerle vakit harcadıklarını anlatmaya çalışmış. Oscar Wilde ile ilgili yazısı da var. Bazı tarihi kişilerin gerçekte yaşayıp yaşamamış oldukları hakkında bir yazı da içeriyor. Yazarın diğer kitabında ve bu kitabın dikkatimi çeken bir şeyde Şair Nigar Hanım’a çok değer vermesi…

Kitap ile ilgili çok alıntı ve notlar aldım. Kitabı bir günde bitirdim fakat yavaş ve üzerinde durularak okunması gerektiğini düşünüyorum. Kitap yarın elimden çıkacak. Eğer böyle güzel bir eser olduğunu bilseydim vermeyi düşünmezdim.  Okumanızı tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim…

Aklımda Kalan İsimler: Fuzuli, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Hurşidi Ferahşad, Hüma vü hümayun, Atilla İlhan, Erman Hesse ve Bozkır kurdu, Dostoyevski, Mozart, Beethoven, Karamozov Kardeşler, Tolstoy, Diriliş, Anna Karenina, Cervantes, Don Kişot, Balzac ve Kuzen Bette, Kırmızı ve Siyah, En İyi Arkadaşım Evleniyor, Paulo Coelho, Simyacı, Dünya platosu, Truman Show, Matrix, Kara kedi ak kedi, Joe Black, Melekler Şehri, Oscar Wilde, Madam Bovary, Araba Sevdası, Mai ve Siyah, Reşat Nuri Güntekin, Nefertiti, Petrarca, Homeros, Hüseyin Cahid, Mayakovski, Yahya Kemal, Kafka, Halit Ziya, Giotta, Hafız Osman, Şair Nigar Hanım
Mavi lale..'yitik lale'
Bekiroğlu'nun bende altıncı kitabı..belki biraz geç kalınmış bir kitap.size bambaşka bir ufuk çiziyor Nazan hoca.Kâh Osmanlı Lalesi neler düşünür diyor kâh Anna Karenina,Don kişot,diriliş..tarihteki kadınlardan..herşeyden bir parça buluyorsunuz..Atilla ilhan,Puşkin ve de Fuzuli ve dahi nicesi..okunmalı illa okunmalı..
Not: Uzun zaman elimde bırakmamın sebebi, bir oturuşta okunacak bi kitap değil. Sindire sindire okunmalı :))
Kitabi universite yillarinda okumustum.hayatimda iz birakan kitaplardan.
Suslu anlatimi seviyorsaniz tavsiyedir.cumlelerin akisi harika, siirsel bir uslubu var.avucumun icindeki ters lale unutamadigim yazilardan.yazarin bilgisine hayran kalmistim.Bilgisini anlatim bicimine daha da hayran kaldim.tavsiye ederim
Nazan Bekiroğlu'nun kalemiyle tanışıklığım Mor Mürekkep'i ile başlamış olsa da onun kaleminden okuduğum ilk kitap Mavi Lale oldu.

Mavi Lale kitabı, bir diğer ismiyle Yitik Lale, deneme türünde yazılmış bir kitap. Daha doğrusu Bekiroğlu'nun gazete ve dergi gibi yayınlarda yazdığı deneme türündeki yazılarının bir araya getirilmesiyle yayımlanmış.

Nasıl ve niçin oluştuğunu hatırlamıyorum, fakat bir dönem Nazan Bekiroğlu'nun eserlerine karşı önyargım vardı. Ben bu yazarın kitaplarını okumam dediğimi hatırlıyor gibiyim. Bir okuma grubunun vesilesiyle Mor Mürekkep'i okumaya başlayınca varolan önyargım da kırıldı.

Bu kırılma, Nazan Bekiroğlu'nun şiirsel dili, duygu ve düşünce yoğunluğuyla süslediği anlatımı ve bilgi birikimi aracılığıyla oluşunca öyle bir hayranlık başladı ki okuduğum denemelerinin cümlelerini okurken kalemle altlarını çizmeye, sayfalara notlar yazmaya başladım.

Açıkçası onun bu kitabını okurken gerçek bir edebi haz aldığımı hissettim. Roman türündeki eserlerini henüz okumadım ama şimdilik deneme türündeki eserleriyle okumaya devam etmek istiyorum.

Denemeleri içerik olarak; edebiyat, kültür, sanat, dil, tarih vb. alanlardan seçildiği gibi günlük hayatı kapsayan düşünce ve duygularından da oluşuyor.

Ele aldığı denemede ne yazarsa yazsın büyülü bir yolculuğa çıktığım izlenimini edindim.

Yazarın bu kitabını her yönüyle beğensem de bir bakımdan denemelerinin uzunluğunun biraz daha fazla olmasını isterdim. Çünkü okurken zirveye çıkartıyor ve o zirvenin tadını çıkartamadan bitiriyor.

Nazan Bekiroğlu eserlerini kaldığım yerden okumaya devam edeceğim. Sıradaki Mor Mürekkep...
Nazan hocanın bu okuduklarım arasında en yalın anlatımlı kitabı.... Yazmış yine hoca, anlatmış, kendini tanıtmış okuyucusuna.... Davet etmiş kalbine. Mimoza sürgününü de çok beğenmiştim. Bu da aynı tadı bıraktı iç dünyamda...
Benim kelimelerim hep eksik kalıyor seni anlatmaya canım Yazarım. Ama seni okudukça tamamlanıyorum. En bi sevdiğim mi demeli 'Mavi Lale'ye. Bir okyanus dalmasını bilene. 'Sinemadan edebiyata, hayattan ölüme bir sır' ve açık ediyor sırrını Canım Yazarım, Mavi Lale ile.
Şöyle diyor arka kapak; "....Ben. Yani modern zamanların mavi lâleleri kavramakta zorlanan bilinci örselenmiş, ben demekten hoşlanan çocuğu."
Sen ne güzelsin ey kalem ve kelâm sahibi ve seni tanımak, okumak ne güzel..
Tam bir dil ustası Nazan BEKİROĞLU. Özellikle son bölümünde yer verdiği, birbirinin devamı niteliğindeki parçacıklarda harika betimleme yapmış. Durup durup düşündüren cinsten...
Mavi Lale, Nazan Bekiroğlu' nun bu tarzda okuduğum ilk eseri oldu ve beğenerek okudum, istifade ettim. Hele kitabın , Nazan hocanın öğrencisi olan arkadaşımdan, imzalı bir şekilde doğum günü hediyem olarak gelmesi ayrı bir anlam kattı benim adıma. Yazarın diğer kitaplarını da okumaya devam edeceğim inşallah...
Denemenin siirsel uslupla yazilmasi tipki eski bir sandiktan inci taneleriyle yapilmis bir kolye bulmak gibi.Lalelerin bir devrin acilarini sevinclerini huzunlerini ve yalnizligini paylasmasi...
Epey uğraş vereceksiniz nazan hocayı anlayabilmek için. Zaten anlasaniz epey yol katettiginizi göreceksiniz vesselam. Sanatlı anlatım dedikleri bu olsa gerek.
Denize kıyısı olan insanların şanlı olduğunu hepimiz biliriz özellikle kapısı denize açılan evlere misafir olmak isteriz.. Kokusunu içimize çekmek dalga seslerini dinlemek isteriz.. Bazı insanlar için huzur kelimesiyle eşdeğerdir deniz.. Peki ya size ya kelimeler bu hissi veriyorsa? Kelimelerin de sesi varsa? Yıllardır anlamlandırdığın bir kokuya sahipse? İşte hepsini içinde bulunduran Ruhuma ilmek ilmek işleyen, buram buram keder kokan kalem..Zihnimizde ilk günkü tazeliğini koruyan hatılarımız olduğu gibi yitip giden hatıralarımız da var.. İşte bu Yitip giden anılarımızı hatırlamak için albümlere bakarız yeniden yeşertmeye çalışırız o günleri..Kelime kuyusunda kaybolduğum yazar nu kitabında Tozlu raflarda unutulmaya yüz tutmuş her ne varsa karşımıza çıkarmış... Öyle güzel dokumuş ki kelimeleri hayranlığım bir kat daha arttı.. Kelimelerine yüreğine sağlık üstad.. Kitap kokusuyla kalın dostlar sağlıcakla..
Güneşin anlattıkları herkese göre iken,yağmurun anlattıkları herkese göre değildir,öğrenirsiniz.Ölüm kalbe gökyüzünün neresinden iniyor? Acının aynaya düşen görüntüsü acıya müsavi değil.Gecenin sırrına vakıf olanlar mutlu uyuyanlar değil mutsuz uyanıklar. Gecenin sırrı kapılarını ancak acı çeken kalplere açıyor. Önce sayısız harfle susar sonra sayılı harfle konuşabilirim.
...cümle kapılar kapandı yüzüme. Kalbimin kapılarını acıya açmaya en az niyetli olduğum zamanda oldu bu. Ve ben, kapıların önünde kalakaldım..
Artık insanlar, yüce değerler uğrunda ölümü hiçe sayışlarıyla ve damarlarındaki soylu kanla değil, ceplerindeki parayla övünmektedirler.
Çünkü kitap surettir, masivadır. Aslolansa mânâdır, maveradır. Öyleyse, vazgeçilebilir bir değişke olarak her suret gibi onun da aşılması, içinden geçilip gidilmesi gerekir..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mavi Lale
Alt başlık:
Yitik Lale
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753626927
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Okuyanlarda tiryakilik yapan bir dil ustası. Hikayeleri, denemeleri ve araştırmaları ile kısa zamanda çok geniş bir hayran kitlesi oluşturan, okurların ellerinden bırakamadığı kitaplarıyla Nazan Bekiroğlu artık denemeleriyle de Timaşta. Mavi Lale, dünün değerlerini unutmadan, bugünün değerlerini de yadsımadan her ikisinin sentezinden oluşan bir bakış açısıyla geçmişi geleceğe taşıyan bir zihnin ürünü.

Bekiroğlunun usta kalemiyle, sinemadan edebiyata, hayattan ölüme uzanan serin ve renkli bir yolculuğa çıkarıyor Mavi Lale.

Kitabı okuyanlar 280 okur

  • Ayşe Kyn
  • ruzi
  • Begüm
  • Nüket Karaçizmeli Çalışkan
  • Selma
  • Rumeysa Kaptan
  • Hatice Ertaş
  • Gökçe
  • Hatice Yazan
  • Oğuz Kılıç

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%22.9
25-34 Yaş
%40.7
35-44 Yaş
%25.4
45-54 Yaş
%4.2
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.4
Erkek
%27.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.2 (17)
9
%21.5 (14)
8
%21.5 (14)
7
%13.8 (9)
6
%9.2 (6)
5
%6.2 (4)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.5 (1)

Kitabın sıralamaları