Yitik Lale

Mavi Lale

Nazan Bekiroğlu
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Mart 2020
İlk Yayın Tarihi:
Temmuz 2014
Yayınevi:
Timaş Yayınları
ISBN:
9789753626927
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

“MAVİ LÂLE (YİTİK LÂLE)”
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 00:00
Sevdiğim yazarlardan Nazan Bekiroğlu’ndan okuduğum denemelerden oluşan bir kitabı. Nazan hanımın şiirsel dili ve edebi üslubu hayran bırakıyor kendine.. Bu bir çırpıda okunan bir kitap değil. Olay örgüsü olmadığından, herhangi bir zamanda parça parça okunabilir. Çok beğendiğim sözleri, ya da bazı beni tanımladığını düşündüğüm, ustalıkla birbirine bağlanmış hikâyeler var. Kitabın arka kapağında da dendiği gibi, Mavi Lale, dünün değeriyle birlikte günümüz değerinin sentezinden ortaya çıkmış, farklı benzetme ve fikirlerin yer aldığı hoş bir kitap. Bir tarafta tarih. Öbür tarafta edebiyat. Günlük hayata dair yazılar. Divana dair yazılar. Kadın divan şairleri. Ortada yitik kalan bir lâle yok, binlerce lâle ‘yitik’ sıfatı almış isminin önüne. Ve yitiklikler arasında bir kadın. Nazan Bekiroğlu... Ve sen Lâle; gün geldi baş aşağı çizildin o en heybetli yapınla; gün geldi Sultanlar Lâlezarında sergiledin imparatorluk görkemini; gün geldi bir kaç çizgiden ibaret kaldın bir nakkaşın kamışında; gün geldi ebrulî sayfalarda bir kaç ufak fırça darbesi oldun; ve gün geldi, gönlümüzün en kuytu köşesinde sulanması unutulan bir lâle soğancığı. Gün sulama günüdür yazarın vesilesi ile Gülün alımlı rakibi, Osmanlının ihyası Mavi Lâle’yi… Çok farklı edebi bir deneme, okumalısınız.
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
9/10
9/10
·224 syf.··
2023 105. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2023 01:46
“Her biten şeyin ardından geriye kalan ; hüzünlerin leylâsı.” Tamam dendiğinde hiçbir şeyin aslında başlamayışı.. Bitti zannedilen yerde kelimenin yolculuğunun başlayışı.. Cümle kapısından geçemeyen bir kalp.. Kimsenin yüzünün kalbine uymayışı..İkiyüzlülük, riya.. İnsanların kalbini okuyuşlar.. bunun bedelini ödeyişler.. Diriliş..insan doğuştan mı suçludur yoksa onu suça iten şartlar mı? Anna Karenina..sadakatsizliğin fenalığı.. Don Kişot.. güzel olan her şey gerçek, gerçek olan her şeyin güzel oluşu.. Oscar Wilde, Madame Bovary, Shakespeare, Namık Kemal ve dahası… Nazan Bekiroğlu'ndan okuduğum ilk kitap. Bu kitabı okuyup sevebilmek için biraz bilgi birikimine ihtiyaç var. Yazdığı deneme yazılarına daha eleştirel bakıp yorumlamak adına.. Denemelerinin yanı sıra kitapta yer alan hikayeler de çok hoştu. Şiirsel bir anlatımı var. Çok akıcı. Yazarın diline hayran kaldım.
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2017 44. kitabı
Cümleleri kurma biçimi, onları alıp farklı formlarda farklı bakış açılarıyla önümüze sunma şekliyle Nazan Bekiroğlu diğer yazarlardan ayrılmaktadır bana göre. Bu yüzden çok ayrı bir yeri vardır benim gözümde. Üslûbu farklıdır onun. Daha çok şiir tadı alırız deneme ve romanlarında. Hatta o kadar ki elinize alıp sesli bir biçimde okumaya kalksanız bir müddet sonra düz yazı değil de şiir okuyormuş hissine kapılırsınız. Tabi duygu yüklü yapısı da sizi bambaşka hislerle sarmalar. Kitapla ilgili yazımız: 1cay1kitap.com/mavilaleyitiklale
Edebiyat
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
5/10
·224 syf.··
2019 206. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2019 18:39
"Hani okumasan da olurmuş" dediğimiz kitaplar vardır ya hayatımızda... Ahh işte o kitaplardan biri de bu... Okumak bir şey katmıyor, Okumamak ise hayatından bir şey eksiltmiyor. Öyleyse ne diye okudum ki? Ahhh Bi bilsem... 2019 'un son günlerinde beni hayal kırıklığına uğratan eserlerden biride bu oldu. Son söz olarak size tavsiyem arkadaşlar: Her incelemeye aldanmayın...
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
Denemeler ve Zekiye Hanım
Puan vermedi·224 syf.··
2025 3. kitabı
Edebi türde denemeler yazan yazarımız yine etrafında gördüklerini anılarıyla harmanlayarak eşsiz kelimelerle bezemiş. Okurken edebi aleme dalış yapmadan edemiyorsunuz. Her yazı da ayrı bir derinlik var, kime vakıf oluyor kimi de hayretle bakıyorsunuz. Dilerseniz benim vakıf olduklarıma olduklarıma bakalım. Evvela kitabı ismini veren Mavi Lâle'nin serüvenine dalalım. Osmanlı Devletinde bir dönem isim olmuş bir çiçek, Lâle. Öyle ki bütün bir ülkeyi lâle sevdası sarmış. Herkes ona gönlünce bir renk vermeye çalışmış. Batı'ya gidince sarıya dönmüş. Ama kimse Mavi Lâle'yi maviye boyayamamış. Gökyüzüne huzur verdiği gibi ruha huzur veren Mavi'yi duvarlarına yansıtmış Osmanlı insanı. Mavi mavi çiniler âlemlerine sevda katmışlar. Gelin görün ki her sevdanın bir nihayeti vardır ya, Mavi Lâle'de zamanla unutulunca Yitik Lâle'ye dönmüş adı. Rengisi yine mavi. Bir çiçeğe sevdalanan ve ona yürek veren bir milletiz aslında da, haberimiz yok. Tıpkı bir avuç edebiyat kadınları gibi. Kendi dönemlerinde erkek kimliğine bürünerek yazan Batılı kadınlardan farklı olarak isimleriyle var olmak istemişler. Çağının getirdiği eskilerle gene de gölgede kalmışlar lakin kalınlığının farkında olarak. Hele de nüfus sayımında adı işsizler hanesine yazılınca üzülen adli katibe olan Zekiye Hanım yok mu, beni hem tebessüm ettirdi hem de düşündürdü. "Cümle ile Kalbin Arası" yazısında hangisinin ruha dokunduğu ise bir sonuca varmasa da ikisininde ne kadar elzem olduğunu anlıyorsunuz. Velhasılı kelam "Dünya Paltosu"dan "Kara Kedi Ak Kedi"ye kadar diyar diyar dolaşmak ise cabası. Ah Melekler Şehri'ni de unutmayalım. Nazan Bekiroğlu
1000Kitap
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
8/10
·221 syf.·
2017 81. kitabı
Mavi lale..'yitik lale' Bekiroğlu'nun bende altıncı kitabı. Belki biraz geç kalınmış bir kitap.Size bambaşka bir ufuk çiziyor Nazan hoca.Kâh Osmanlı Lalesi neler düşünür diyor kâh Anna Karenina,Don kişot,diriliş... Tarihteki kadınlardan, herşeyden bir parça buluyorsunuz. Atilla ilhan, Puşkin ve de Fuzuli ve dahi nicesi... Okunmalı illa okunmalı. Not: Bir oturuşta okunacak bi kitap değil. Sindire sindire okunmalı :)
Edebiyat
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
10/10
·224 syf.··
2023 81. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2023 16:04
MAVİ LÂLE - yitik lâle / NAZAN BEKİROĞLU - Nazan Bekiroğlu’nun kendine has o üslubu beni büyülüyor diyebilirim. Gerçekten o kadar güzel kullanıyor ki kelimeleri adeta kendimi başka diyarlarda ya da hayal aleminde geziniyormuş gibi hissediyorum. Kalemini çok sevdiğim yazarlardan biridir kendisi. Mavi Lâle, Nazan Bekiroğlu’nun deneme kitaplarından biri. Bu kitabıyla birlikte Nazan Bekiroğlu’ndan ikinci deneme kitabımı okumuş oldum. Kaleminin o ustalığını bu kitapta da göstermiş. Bence iki bölümdü bu kitap. İlk bölümde farklı farklı öyküler ikinci bölümde denemeler vardı. Ben en çok öykü kısımlarını sevdim diyebilirim. Her bir öyküde her bit karakterde değişik duygular hissettirdi bana. Özellikle üç bölümlük bir öyküsü vardı çok hoşuma gitti keşke onu tek başına bir kitap yapsaymış bile dedim. Bunun haricinde ikinci bölümde birçok farklı konuda deneme yazmış. Deneme okumayı seviyorum ama Nazan Bekiroğlu’nun yazdığı denemelerini (Kelime Defteri kitabında da aynı şeyi yaşadım) okumadan önce bence biraz bilgi sahibi olunması gerekiyor. Dostoyevski’den filmlere oradan Osmanlı’ya kadar bir sürü konuda deneme ele almış. Örneğin benim okuyacağım bir kitapla ilgili denemesi varsa o denemeyi çok detaylı okumadım, göz gezdirdim. Önce o kitapları okuyup sonra bu denemeleri okumak istedim. Düşüncelerim bu şekilde.
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
Geri dönüşe başlamadan ilerlemenin imkanı yoktur.
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 23. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2022 02:03
Yazarla ilk tanışmam Mücella adlı romanıyla olmuştu. O kadar sıcak, o kadar sevecen karşılamıştı ki beni türü farkı olsa bile bu kitaptan da aynı karşılamayı bekliyordum. Yanılmadım. Beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Deneme türünde olan bu eser beni alıp başka diyarlara götürdü. En başta türünden dolayı sıkılırım belki diye düşünüyordum fakat tam tersi sınavlarım olmasına rağmen ders çalışmayı bırakıp kitabı okumak istedim. Kitabın içeriğinden de bahsetmek isterim. Geçmişe gidip Ahmet Hamdi ile, Namık Kemal ile sohbet ediyorsunuz onları anlamaya çalışıyorsunuz. Padişahların dertleriyle dertleniyorsunuz. Sonra bir bahar sabahına uyanıp çiçekleri seviyorsunuz. Duvarda resmini gördüğünüz kıza aşık oluyor, aslını görünce reddediyorsunuz. Bazen de ev hanımı olduğunuz için işsiz sayılıyorsunuz. Kimi zaman padişahın sır katibi oluyorsunuz. Padişahın kalbini yaşıyor, onun yerine ölüyorsunuz. Kimi zaman da Dostoyevski'nin temel problemlerini tartışıyorsunuz. Kısacası bu kitapta kendinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Kitabı okurken eminim çok şey hissedecek, çok kez düşüneceksiniz. Şimden okuyacak olan herkese keyifli okumalar. Nazan Bekiroğlu Mavi Lale
1000Kitap
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
9/10
·224 syf.··
2017 43. kitabı
Kitabi universite yillarinda okumustum.hayatimda iz birakan kitaplardan. Suslu anlatimi seviyorsaniz tavsiyedir.cumlelerin akisi harika, siirsel bir uslubu var.avucumun icindeki ters lale unutamadigim yazilardan.yazarin bilgisine hayran kalmistim.Bilgisini anlatim bicimine daha da hayran kaldim.tavsiye ederim
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
8/10
·224 syf.··
2023 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2023 21:14
𝕂𝕚𝕥𝕒𝕡 𝕐𝕠𝕣𝕦𝕞𝕦 Üslubunu değişik bulduğum ve sevdiğim bir yazar Nazan Bekiroğlu. Şiir tadında farklı bir bağımlılık yapıyor yazarın kitapları bende.Deneme türündeki bu kitabı okurken biraz zorlandım açıkçası. Kitapta bir çok konuya değinilmiş, dünya klasiklerine filmlere ait incelemelerden Osmanlı dönemine, sıradan bir ev hanımının iş sesine kadar içeriği oldukça zengin içinizi ısıtacak satırlarla dolu bir eser. Deneme seviyorsanız mutlaka okumalısınız. Nazan Bekiroğlu
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,701 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Nazan BekiroğluYazar · 23 kitap
3 Mayıs 1957 tarihinde Trabzon'da doğdu. İlk ve orta tahsilini aynı kentte yaptıktan sonra Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1979). Dört yıl lise öğretmenliği yaptı. KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü'ne öğretim görevlisi olarak girdi. (1985). Orhan Okay yönetiminde sürdürdüğü Halide Edib Adıvar'ın Romanlarının Teknik Açıdan Tahlili konulu doktorasını tamamladı (1987). Aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Şair Nigar Hanım konulu çalışmasıyla doçent oldu (1995). 1998'den itibaren aynı fakültede açılan Türkçe eğitimi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Nazan BEKİROĞLU 4 Mayıs 2001'de profesör olmuştur Şehirli bir ailenin üç çocuğundan en küçüğü olan Nazan Bekiroğlu; kendi ifadesiyle 'ehl-i kalem ve kelam' bir baba ile titiz ve oldukça eğitimli bir annenin, iki de ağabeyin ikliminde epey nazlanarak, korunarak, esirgenerek büyümüştür. Çocukluğunda Türkçesi bozulur diye sokak yasaklanmış ve arkadaşları seçilmiştir, bunun için konuşurken Karadenizliliği hiç hissedilmez. Bekiroğlu, Türk Edebiyatı dergisi röportaj yazarı Belkıs İbrahimhakkıoğlu'na verdiği bilgilerle, kendini ve (birbirini andıran) hikayeleriyle şiirlerini şöyle anlatmıştır. Doğduğu ay (3 Mayıs), ruh dünyası ve ardından şiir ve hikayelerinde hep yer almıştır. Altı yaşına kadar oturdukları, konak yavrusu denilebilecek büyük evde yaşadıkları, hikayelerinin şuur altı malzemesini hazırlamıştır; 'Çini dolap tutamakları, billur kapı kolları, vitraylardan süzülen efsunlu hava, kapı yanında açan filbahri çiçekleri, taş duvarlardan fışkıran yabani incir dalı, kocaman halının göbeğine düşen sarı ikindi güneşi, geceleri yatağa uzanan dalga sesleri ve bu seslerle karışan martı çığlıkları.' Bütün bunların izdüşümleri daha çocukluk yıllarında sanatkar ruhunu yoğuran dünyanın temelini teşkil etmişlerdir. On dört yaşında babasının vefatıyla beraber ailenin ekonomik ve sosyal rengi değişir. Konaktan apartman dairesine geçiş yazarın içe dönük ruh yapısının teşekkülünde ve duyarlılığının şekillenmesinde etkili olmuştur. Daha sonra yüksek tahsil için aileden uzaklaşması bakışlarını dış dünyaya çevirmesini Anadolu'yu ve insanını tanıtmasını sağladı. Öğrencilik yıllarında halk edebiyatı ve Orta Asya estetiğinin peşinde idi. Bunu bir ölçüde ilk hikayelerine de yansıttı. (Hava Hanım Öldü) . Gerek sanatkar, gerekse akademik kişiliğinin gelişmesinde hocası Orhan Okay'dan teşvik ve destek gördü. Kendi ifadesiyle, kendini asıl buluşu mezuniyet sonrası yıllara rastlar. 1979 yılında apartmandan tekrar eski, müstakil ve bahçeli bir eve taşınırlar. Böylece sanatkarımız, ruhunu harekete geçiren atmosfere yeniden kavuşur. Daha sonra bir İstanbul seyahatinde hayatına Osmanlı ve Topkapı girer ve bu saray giderek, adeta bir tutkuya dönüşür. Ama onu çeken Osmanlı'nın zaferleri ya da yenilikleri değildir. 'Saray'ı özellikle insani yanı ile yakalamaya çalışır. Bekiroğlu, edebiyata ve özellikle şiire meraklı bir aileden geliyor. Baba ve anne şiiri duyan ve duyuran insanlar. Babası 'Hedef' adlı bir mahalli bir gazetenin sahibiydi. Basılmamış roman denemeleri ve pek çok şiirleri bulunan, tarihe ve bilhassa Osmanlı tarihine meraklı bir zattı. Bekiroğlu 'güzele ilgi duymayı' babasından öğrenmiştir. Okumayı, kendisine sevdiren babasıdır. 'İçinde Bir Sızı Var' hikayesinde kahraman da babasıdır. Bir zamanlar Tanpınar'ın etkisinde kaldığını şu anda bu etki üzerinden attığını söyler. Hayran olduğu Dostoyevski'den insan ruhunun labirentlerini vermesi bakımından etkilenir. Oscar Wilde'ın insan ruhunun evrensel prensipler doğrultusunda ve çok sade çizgilerle hikayeler yazmasından etkilenir. Nun Masalları döneminde Oscar Wilde gibi hikayeler yazmak ister. Nun Masalları'nın sade görünümünde onun etkisinin olduğunu söyler. Mustafa Kutlu'dan teknik anlamda geleneğe yaslanması yönünden etkilenir. Sezai Karakoç'tan geleneğin dönüştürülerek bugün nasıl kullanılabileceğini öğrendiğini söyler.