Pılıng Qumık

Pılıng Qumık
@Pilingedepe
3 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Acının insaflısı mı olur Diyeceksin ama insafsız bir acıyla hiçbir avuntuya yer vermeyen bedel kabul etmeyen bir çaresizlikle kendimi bahşetsem dahi vazgeçmeyecek inatçı bir ölüm elçisiyle karşı karşıyaydım. İnan elimden hiçbir şey gelmiyordu. Ağlıyordum sadece nefes alışverişini sayıyordum. Sesime ses vermeni bekliyor beklerken dualar ediyordum. İnanmadığım tanrıların önünde yalvarmaya senin için kendimden bir bedel vermeye çağırıyordum onları. Tek kelime edemedim o anda. Yaşamda bakma konuşkan olduğuma. Çok konuşuyorum çok da ifade ediyorum kendimi ama dile gelmeyenlerin çok daha fazla şey anlattığını düşünmüşümdür hep. Ondandır. Tek bir kelime edemedim. Sadece ağlıyordum. O anın hükmüdür sanırım adın geçince tutamıyorum kendimi hâlâ. Aynı acı ve çaresizlik ırmağına düşüyorum adın her anıldığında. Hem de yüzme bilmeden.
Reklam
Ne çok gözyaşıyla yıkıyorum yüzümü. Meğer ne çok hayal kurmuşum Ne çok yanılırmışım meğer diyorum yine. Sevginin öldürücü kahreden eriten acısıyla yüzleşmek ne zormuş meğer. Sevginin mutluluk demek olmadığını mutlak huzuru sevinci gönül rahatlığını yaratmadığını bir kez daha acıyla gözyaşıyla yürek yangınıyla gördüm, bildim. Tüm bunlar yoldaşların son nefeslerinde benliğime hücum eden hislerin bir parçasıydı. Sevgili Masiro,
Bu mevsim de bitecek. Sararan güneşin yakıcı ışınlarından etkilenen otlar rüzgârın savurgan dokunuşlarıyla toprağa karışacak. Bir başka mevsim gelecek sonra başka bir mevsim ve bu mevsim geçmiş olacak. Ama zamanın eskitemeyeceği tek bir şey anılarında amaçlar kutsadığımız o zamansız giden yoldaşlarımızın özlemi olacaktır. Çünkü onca sancılı ve acılı zamanlara inat ayakta kalmanın ve mücadelenin saflığında yarınlara yürümenin coşkunluğunu ve kararlılığını büyüten bu özlemlerdir.
Çocukluğumuzun geçtiği umutlarının ve özgür yaşam heyecanının şekillendiği bu diyardan ayrılırken vedasını eksik bırakmıştık Eninde sonunda gelecektik Bugün gitme zamanıydı belki ancak gün geldiğinde birer hakikat arayışçıları olarak bu diyarlara ayak basacaktık çocuk bedenimizin yapamadıklarını yapacaktık Söz verdik bu diyarlara ve yolcusu olduğumuz dağların. Direnişine dağların yoldaşlık ettik. Çünkü direnmenin yaşamak olduğunu biliyorduk. Bundan işte Berxwedan olduk her türden köhnemiş yaşayışa Berxwedan’ca karşı durduk.
Ah diyorum. Şu an esen rüzgarlara salsam bir bir birikmiş özlemlerimi sunsam diyorum. Ulaşır mı Ona. Dindirir mi göğüs kafesimin tam üstünde birikmiş nice dillendiremediğim hasretliklerimi.
Reklam