Pılıng Qumık

Pılıng Qumık
@Pilingedepe
3 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Zamanın akışındaki ahengin içinde yaşamı anlamlı kılabilmenin çabasına giriştiğimiz fırtınalı kavgalarımıza sevdalı türkülerimize aşklı yolculuklarımıza ne çok şey sığdırırız. Biriktiririz tüm yaşanmışlıkları ömür zulamızda her anını unutmamak için beynimize ve yüreğimize nakşederiz . Her yaşanmışlık bir film şeridi gibi gözlerimizin önünde canlanıverir. Hangi zaman ve mekanı nasıl yaşadık neleri sığdırdık diye sorarız kendimize ve geriye dönüp baktığımızda doğru yaşamanın anahtarı doğru sevginin kilidi doğru yürüyüşlerin pusulası nedir diye sorduğumuzda kuşkusuz yaşadığımız zaman ve mekana biçtiğimiz anlamdır.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Baharda can Baharda gördüm seni Yine baharda gittim senden Aşkla sevdim seni Ve devrimci duygularla Savaşla var ettim barışımı İnanarak aşkla ülkemde Ve yine baharda döndüm sana Gözlerim ve yüreğimde ülke aşkıyla döndüm yüreğine. Dağlarda özgürlüğün kıvılcımıyla Yüreğini yaşattım yüreğimde Ve orada sözleştım saf sade ve temiz duygularla Yine de hep baharda var ettim seni. Unutma can Dönüyorum sana en son yaşanan baharda aşkla Sevdayla umutla ülkeyle Toprak kokusunun yaprak tazeliğiyle dönüyorum sana Baharda ve yine inadına baharda Ülkemde ilk sözleşmenin Çoşkusuyla dönüyorum sana can.
Yolcu edilen yolda ve dönmeyenlerin yolunda baharın yarı hüzünlü coşkusuyla izlerinizin üzerinde yol alıyoruz. Onları yolcu ederken yol ve izleri kar beyazlığıyla kaplıydı. Ama bugün karlar erimiş ve toprağın kokusu karışıyor nefeslerimize. Topraktan onların kokusu karışıyor nefeslerimize ve kalp atışımızı sağlayan onların gerçekliği oluyor. İşte baharda duygu yeniden can bulur toprak kokan kokularıyla. Hepsi onların olmadığı bir zamanda oluyor ama hep toprak gerçekliği gibi olacak. İzler patikada kaybolmuş. Yol alırken patikada o zaman yaşanan bütün zorlukları ve herşeye rağmen yaşatmak istedikleri umudu hissedebiliyordum. Uzak bir seyirci gibi canlanıyordu gözlerimin önünde. Bu baharda her baharda olan iki değişiklik vardı. Oda iki yoldaşımızı daha almıştı o hep aynı görünen patikada. Patikaya renk veren yoldaşların gülüşleriyle görünen iki mezartaşı. Ama içinde bir yaşam bir fikir ve yarıda kalan umutları vardı. O ölümsüz yiğitlerin anılarıydı bize bu patikada yürüme gücü veren. Merhaba yoldaşlar sizleri baharın gülümseyişiyle selamlıyorum. Ve şu an hep döner diye gözlediğimiz patikada ilerliyoruz. Yüreğimizde sizin yüreğiniz ile anılarınızla ilerliyoruz. Bu sabah ayrılmaz gece dostlarına anlatacağız sizleri. Bir tebbessüm belirlenir yüreğimizde ve sizleri gördüğüm yerde hoşça kal demeden tekrardan buluşmak umuduyla. Devrim yürüyüşçüleri dönmediğiniz yolda yol alıyor. Acı veren soğuk ve beyaz yolda güneş ve toprak hüküm sürüyor bu sizlersiz baharda.
Erken gelen bir baharda tanıdım üç dağ vadisini. Ve o erken baharda tanıdım tarihin içinde yaşanmış olup şu an hala yaşanan insanların yaşayış biçimlerini. Bahardı birçok farklılığın olduğu mevsimdi o gün. Bahar o mevsimdir ki ölümsü kefen beyazlığındaki soğuk sessiz karları eriyip suların coşkulu haykırışlarıyla toprağı sulayıp ve toprağa düşen tohuma can verip filizlendirmesidir. Bu mevsimdir Kawalar’dan Çağdaş Mazlumlar’ın diriliş ve direnişleridir süre gelen zamanlarda. Sevilmez mi bu mevsim. En güzel ve coşkulu duygularla sevilir. Evet yaşamımda akıp giden cümleler ve beyaz sayfaları karalayan kalemim ilklerin çoğunu o erken gelen mevsimde yaşadı ve tanıdı. Burada yaşananların bazıları unutmuş ya da uzun bir zamandı yalnızlığıyla başbaşa bırakılmıştır. Ama anıları hiç unutulmayacak ve hep hissedilecektir. Bizlere bıraktıkları büyüyen ve olgunlaşıp güçlenen umut ve fikirleridir. Unutulmayan dağlarda dökülen kanlarının yarattığı süsleyişlerdir ve yaralarının dağlara işlenmesidir. İnsan bu vadinin tarihini öğrendiğinde o zamanlarda yaşamış olmasa da yine de hissedebiliyor sanki bir parçasıymış gibi oluyor. Oldum olalı geçmiş beni hep heyecanlandırmıştır ve sürekli hislerimin en derininde gizemli bir perde gibi sabırsızca damarlarımdaki kanın hareketliliğiyle hissetmişimdir. Onun içindir ki arayışlarımın temelini oluşturan tarih olmuştur. Zaten yaşamak istediğim anlam geçmişte yitip giden yiğitlerin geçmişi ve bizlere bu geleceği yaratan iradenin ifade bütünlüğü olmuştur.
Gerçekliğe yol alırken gördüğüm her manzara birşeyler vermiş ve almış şu küçük dünyada sığdırdığım yüreğime. Ülkemin bir yönünden, başka bir yönüne yol alıyordum. Bu sefer adresim ülkemdi ülkem kendimi ölüm ve yaşam gerçekliğinde emekle terle yaratma adresim oldu. Çünkü bir özgürlük arayışçısı olarak ilklerin bir çoğunu ve yenisini tanıyıp yaşayacağım mekan ve adres oldu benim için. Yani yeni bir çok şey sevgiyi öfkeyi acıyı mutluluğu anlamın yarattığı gerçekleri ülkemde buldum. İnsan hislerinde yaratılan hayallerin zamanla beraber mekanlarda yeşeren emeğin tadını tanıyacaktım. Zorluğun hissediliş ifadesini ve sonucun yaratacağı anlam sevincini yani hepsini bilerek yolda yaşadığımız zorluk ve yorgunluğun anlamı da bu dağlara varmamızla belirlenmişti. Güneş yükselmeye devam ettikçe belirtirler daha da netleşiyordu. İnsan yüreğinde tanımamanın yarattığı gizem daha da sabırsızlık kazanıyordu. Gizem arttıkça öğrenme sabırsızlığı daha fazlalaşıyordu. Ülkeme hemen yetişmek istediğim sabırsızlığın coğrafyası oldu.