Gerçekliğe yol alırken gördüğüm her manzara birşeyler vermiş ve almış şu küçük dünyada sığdırdığım yüreğime. Ülkemin bir yönünden, başka bir yönüne yol alıyordum. Bu sefer adresim ülkemdi ülkem kendimi ölüm ve yaşam gerçekliğinde emekle terle yaratma adresim oldu. Çünkü bir özgürlük arayışçısı olarak ilklerin bir çoğunu ve yenisini tanıyıp yaşayacağım mekan ve adres oldu benim için. Yani yeni bir çok şey sevgiyi öfkeyi acıyı mutluluğu anlamın yarattığı gerçekleri ülkemde buldum. İnsan hislerinde yaratılan hayallerin zamanla beraber mekanlarda yeşeren emeğin tadını tanıyacaktım. Zorluğun hissediliş ifadesini ve sonucun yaratacağı anlam sevincini yani hepsini bilerek yolda yaşadığımız zorluk ve yorgunluğun anlamı da bu dağlara varmamızla belirlenmişti. Güneş yükselmeye devam ettikçe belirtirler daha da netleşiyordu. İnsan yüreğinde tanımamanın yarattığı gizem daha da sabırsızlık kazanıyordu. Gizem arttıkça öğrenme sabırsızlığı daha fazlalaşıyordu. Ülkeme hemen yetişmek istediğim sabırsızlığın coğrafyası oldu.