Pılıng Qumık

Pılıng Qumık
@Pilingedepe
3 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Bir yolcunun en çok gördüğü şey sürekli değişen manzaradır. Ama yaşadıkları asla değişmez. Hele ki bu yolcu bir vatan ve bir dağ yolcusu ise yaşadıklarını asla unutmaz. Hep en yüce anlamda buluşur. En çok yolcunun unutmadığı kattettiği yolda yaşadıkları ve gördüğü mekan ile insanlardır. Ve hep anlamda buluşan anılarıdır. Geriye dönüp baktığımda anılarıyla yüreğimi okşayan ne çok insan varmış. Hepsi benden bir şey aldı bir şey verdi. Çoğu şu anda bedenen yitip gitmişler ama sanki bir göz bakışı gibi hislerimiz en yüce derinliklerde buluşuyor. Hani yolcunun tek değişmeyeni var ya işte o anılarıdır. Ve hep özlemin en acısını yaşar. Bedenen olmasa da yarattıkları anlamlarla insana özü yaşatan ve hep yenileri yaratmasının en değişmeyen gerçekliğidir. Devrim içinde yol alınan zaman, yaşamın akışıdır. Anılar ise yarattıkları ve yaratılmak istenen anlam mücadelesinin özüdür. Anıları hep yaratılan gelecekte var olup bedenleri toprağa düşmüş olsa da ruh ve anıları hep toprakta yeniden yeşerenlerle doğar büyür ve olgunlaşıp anlamlaşırlar.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Başka zamanları özledim. Zamanlar içinde yaşayan mekanları özledim. Hep var olacaktır zaman ve mekanlar içindeki renk ve sesler. Özlemdir anıları yaratan. Tabi ayrılık da hep acıları yaşatacaktır. Süre giden gidiş ve gelişleri. Şu an hepsinden uzak yüreğimde özlem yükünü taşıyorum ama yaşamıma giren yeni mekan ve zamanlar hep eskiye bağlı yenilikler yaratıyor. Doğru bir gerçekliktir zamanın akıp gidişi ama sadece zaman mı akıp gider Yoksa akıp giden zamanlar içindeki anılar mıdır Aslında hepsi bir nehir gibi akıyor. Nasıl bir suyun değişikliği oluyorsa işte yaşamda hep yeniliklerin gelişiyle akışkan ve değişkendir. Anılar bizlere yeni bir gelecek yaratır. Çünkü her yeni zamanlarda anılar yeniden yeşerir ve her yeni yaşama tanıklık yapan zamanlardaki anılar unutulmaz o zaman solunan nefesin yolculuğunu ve yoldaşlığını yapan zaman mekan anılar ve insan. Değişir o zaman akıntıda olan zaman ama anıların anlamı değişmez hep ilk gibi yaşatır kendisini insanda. O zaman yaşam ya bir gülümsemeyle ya bir anımsama ya da sözcüklerle anlatılmayan bir hissedilişle yaşanır.
Hani en son vedalaştığımızda benden bir şiir istemiştin ya şimdi o şiir sol cebimde ağlıyor. Bilirim söz acıyı anlatamaz yaşanan tradejedinin ifadesini karşılayamaz. Çünkü ölüm dolu bir sayfa tükenmiş bir kalemdir. Söz sadece dilsiz bir çığlıktır. Erken ve zamansız gidişinizi şimdi hangi şiir hangi sözle anlatabilirim ki Yeşil gözlerinin sıcacık ışıltısına alışmıştım. Şimdi ise yeşil gözlerin yok. Bir daha bize gülümsemeyeceksin kavga edemeyeceğiz. Yani acılarımla sana sığınamayacağım. Bu ne çağ ve ne zamandır tanrım Suyum kuruyor ben ölüyorum Savaş ve acılarında büyüt kendini demiştin. Her gidenle o kadar çok yarım kaldım ki Ardından bıraktığın anılar süzülüyordu geceydi önümde yol vardı, ben yürüyordum. Gecenin suskunluğunda yüreğinle ısınmaya gözlerinin ışıltısıyla yolumu bulmaya çalışıyorum. Ve senin yaşama olan sevdanı düşünüyordum. Sınırsız adressiz hesapsız kaç gün gece hasret kahır ve ölümün kıyısından geçtin Ertelenmiş kaç düş birikti yüreğinde Ve yaşam öykünle fırtınalı boranlı zamanı nasıl göğüslendin Savaş gerçekliği öylesine zaman dilimleri yaşatır ki Anlık o kadar şey bırakır ki yani geleceğin birkaç saniyesi bile tasavvur edilemez. Yani sol cebimdeki şiirin öyküsünü kim anlatabilir ki Kim.
Sesinden yaşamın acılı şarkısını dinliyorum Gözlerinden, gülüşleri Azad olmuş çocukları Yüzüne yansıyan yüreğinden, Özgür Kadın’ı tanıyorum Takılmadan köleliğin zincirlerine sıradışılığınla Sende en güzel duygulu jini görüyorum Yaşam oluyorsun Tatlı gülüşünde lal dillerin çözüldüğü yoldaşlık silüeti Şimdi yok diyorlar Ve tükeniyor mürekkebim. Kâğıtları siyahlığa çalan ayrılık Senin için taşıdığım duyguları kalbimin sığınağına saklıyorum ve koparıyorum bu sayfayı Yüreğimdeki yarayı.
Bundandır ki dağ yoldaşlıklarının içinde her türlü zorluk ve bununla birlikte büyük mücadeleler veriliyor. İçinde o kadar çok şey barındırıyor ki bazen kendine saklarsın veya yanında bulunan