" Herkesin kendi acıları , kendi yenilgileri vardır . Bir an gelir hepimiz korkarız , hepimiz çaresiz kalırız . Türk , Kürt , Fransız , Arap , bilmem ne millet fark etmez . "
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
– “(…) bizim Türklere karşı sempatimiz bir siyaset işi değil, ülkelerin sınırları sorunu değil, bir DİN SORUNUYDU. Çünkü Türkiye’nin sultanı Peygamber’in halifesi, müminlerin emiridir. HALİFENİN DÜNYEVÎ YETKİLERİNİN ÇÖKERTİLMESİNİ ÖNLEMEK BİZİM İÇİN BİR DİN BORCUDUR
Kahvehaneler, Osmanlı ülkelerinde, özellikle İstanbul'da cami ve mescidin yerini alan İlk siyasal dedikodu, hatta fesad yuvaları bir oldular... yeniçeri ve Bektaşilerin ayaklanma karargahlari haline gelmiştir.
Rumlara karşı Avrupa'da din açısından eski olumsuz bakışın yerine olumlu bir bakış doğmuştu. Bizans Kilisesi'ne aykırı düşen Rus Ortodoskluğunda olsun Avusturya ve Fransa Katolikliğinde olsun İngiliz-Hollanda Protestanlığında olsun hemen bütün Batı halklarının aydınları arasında paylaşılan bir Helen sevgisi doğmuştu. Siyasaları birbirine karşıt olduğu halde hem Fransa hem Avusturya hem Rusya Osmanlı Devleti yerine bir Grek Devleti kurulması ideasının beslenmesine yataklık eden ülkeler olmuştu
Avrupa uygarlığının yararlı yanlarını, fenlerini ve endüstrilerini almak gerekir.Fakat bu uygarlığın kötü yanlarını da birlikte almamaya bakmak gerekir