Kader,hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir.Bu sebepten,”ne yapalım kaderimiz böyle”deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir.Kader yolun tamamını değil,sadece yol ayrımlarını verir.Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir.Öyleyse ne hayatının hakimisin,ne de hayat karşısında çaresizsin.
...Sanki ruhum bedenimden ayrıldı.Derlerdi de inanmazdım.Meğer ruh bir uçurtma imiş.Kuyruklu,rengarenk,narin ve nazenin bir uçurtma...Ağırlığından kurtulup yükseliverdi havada.Özgürlük ne güzel şeymiş,hayret!Nasıl da hafif,latif,uçsuz bucaksız...Bir mekana,bir adrese,bir bedene hapsolmak nasıl bir lütufmuş meğer...
Kimi insan böyledir,kendi korkularını,ön yargılarını başlarına yansıtır ve onlarda gördüğünü sanır.İşte asıl yük budur.Zihinlerini zanlarla doldurur,sonra da bunca ağırlığın altında eziliverirler.