Biz ki, 45' lik plakların, radyo istek programlarının, yazlık sinemaların çocuklarıydık, yarım kalmış devrimimizi emanet ettik doların ve markın dalgalanmalarına
ahh o gece yolculukları
bir başka kentte, bir başka insan olmanın umutları
kaç yol arkadaşı kaldı şimdi geriye
gençliğin ilk acılarını birlikte keşfettiğimiz
kaç yol arkadaşı?
sürüyerek götürdüğümüz dargın beraberlikleri saymazsak
ne kalıyor elimizde?
ölenler,
terk edenler,
bir de telefonları, adresleri, kendileri değişenler
içki masalarında
deşilmiş çocukluk
ürperen yaralarımız
bu kadar benzerken birbirimize
neden bu kadar uzaktık
sözcüklerimizde pençe izleri
-daha önce de biz yaralanmıştık-
soygun akşamlarından kırık dökük
dönerken geri
söyleyin hangimiz kazanmıştık