Arap ülkelerinde yasaklı olan bu kitap dinler tarihini alegorik bir uslüpla ele almış.
Dinler tarihine hakim olanların okurken sıkılmayacağını düşünüyorum. Aksi halde epey sıkıcı bir kitap haline gelebilir. Dikkat etmek lazım.
Aralara baharat niyetine israiliyat serpiştirilmiş durumda. Bilgi eksiği olanların mümkünse eksiklerini tamamlayarak okumaları taşların yerine kolayca oturmasını sağlayacaktır. Zira olay örgüsünü ustaca kurgulamış olan yazarımız epey zeki ve cesur.
Dağlara bakmakta ne buluyorsun , dedi.
Bi'nefes gibi işte .
Deniz havası daha iyi gelmez miydi mi?
Gelirdi, gelirdi de bana beni anlatan dağlardır. Keşke sarılabilsem bir dağa. Desem ki yalnız değilsin bak ben de her şeye rağmen ayaktayım.
Zamanın bu ünlü akışından bol bol söz edilir, ama bu akış hiç bir zaman görülmez. Bir kadın görürsünüz, yaşlanacağını düşünürsünüz, ama yaşlanışını göremezsiniz. Ne var ki zaman zaman bu kadının yaşlanışını görür gibi olur, onunla birlikte yaşlandığınızı duyarsınız: Serüven duygusu işte bu duygudur.
Yanlış hatırlamıyorsam, zamanın geri dönülmezliği deniyor buna. Serüven duygusu da olsa oisa bu duygudur, zamanın geri dönülmezliği duygusudur. Peki böyle bir duygu neden uyanmaz insanda her zaman ?
Sert bir rüzgâr esiyor. Saçtan yapılmış piskopos şapka modelinin gıcır gıcır ötüşünü duyuyorum. Yalnızım, insanların çoğu yuvalarına döndü. Radyoyu dinleye dinleye akşam gazetelerini okuyorlar. Sona eren bir pazar buruk bir kül tadı bıraktı damaklarında, şimdiden pazartesiyi düşünüyorlar. Ama ya ben, ne pazarım var, ne pazartesim: Günlerimin bir kısmı düzensizlik içinde geçiyor, sonra birdenbire böyle bir ışık tutuşuveriyor.
Değişen hiç bir şey yok, ama yine de her şey başka bir biçimde varlığını sürdürüyor. Nasıl anlatsam bunu; Bulantı gibi bir şey, Bulantı gibi diyorum ama, tam tersi de olabilir: Kısaca bir serüvendir başlıyor bende, nasıl bir serüven olduğunu kendi kendime sorduğumda, görüyorum ki ben kendi'mim, ben burdayım, geceyi bölen ben'im, tüm bunları duyan ben'im, bir roman kahramanı gibi mutluyum.
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma