Ayser Özbey

Ayser Özbey
@Platonya
"Dünya bir bütün ben dışındayım"
Felsefe Grubu Öğretmeni
13 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
143 syf.
·
Puan vermedi
·
Beğendi
Henüz üniversite ikinci sınıftayken okutmustu hocamız bize bu kitabı. Yani ders kitabı olarak altını çize çize not ala ala okumuştuk. Önemli gördüğüm yerlerin altını cizeyim derken bir de baktım kitap okunmaz halde aslında bunun olmasının sebebi kitabın tamami önemlidir değil anlaşılması inanılmaz zor bir kitap ve bir satırın önemli olup olmadığına karar vermeniz için bir kaç kez okumanız gerekiyor. Anlayınca da müthiş keyif alıyordum ve bu defa da anladığım ve beğendiğim için bir kaç kez okuyordum. Benim için yeri apayrı bir kitap. Kierkegaard duygusal bir filozofumuzdu iç dünyası karanlık ketum duygularını pek yansitamaz ancak söz konusu felsefe oldu mu kaya gibi sert düşüncelere sahiptir. Onun felsefesini benimaememe gibi bir lüksünüz olamaz insanı içine çeken yoğunlukta yapar felsefesini. Tanrı'yla olan bağı etkilenilmeyecek gibi değil umutsuzluğun kişinin kendi içinde oluşturduğu ve Tanrısizligin bir sonucu olduğunu anlayabilirsiniz onda. Felsefi terminolojiniz sağlamsa Kierkegaard'la tanismaniz gerekir.
Ölümcül Hastalık Umutsuzluk
Ölümcül Hastalık UmutsuzlukSoren Kierkegaard · Doğu Batı Yayınları · 20211,010 okunma
Reklam
140 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
Normalde kitapları bir okuyuşta bitirme gibi bir huyum yoktur sindire sindire okumak tercihimdir. Genelde beğendiğim satırları defalarca okuduğum için bir kerede bitirmek korkutur beni. Ta ki bu kitabı okuyana dek... Ama suç benim değildi; bu kitap kitap değil buna eminim belki de bir silahtır ve öyle bir silah ki elinden kurtulan olamaz insanı beyninin ortasından vurabilir. Bedeninize tek bir darbe almadan ruhunuzu delik deşik edebilir. Dostoyevski bu kitap ile ne yapmaya çalışmış bilmiyorum bunu gerçekten bilmek de istemiyorum çünkü bir insan zihninin ürünü olamaz bu kitap. Yaşanan gerilim heyecan duygular bu kadar ekstrem bir noktada yasanamaz yaşanırsa bile nasıl bir kalem bunu bu şekilde bizlere hissettirir. Bir adamın başından geçen sıradan olaylar nasil bize böyle derinden hissettirilir. Anliyordum elbetteki herşeyi ancak anlam veremiyordum. Insan bütün yaşamını bırakıp sadece Dostoyevski'yi yaşamalı tabi buna cesareti varsa benim yok açıkçası. Bu kitaptan sonra Stefan Zweig'in Dostoyevski'ye olan hayranlığını bir kez daha anlamıştım. Ona göre "bütün insanlığın son sınırı Dostoyevski değilse hiç kimsedir" çünkü.
Yeraltından Notlar
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020129,9bin okunma
148 syf.
·
Puan vermedi
·
Beğendi
Ah! Siddhartha. Hiçbir kitap kahramanını bu denli içselleştirip duygularıma karışmasını izlememistim. Sanırım aşık olmuştum Ona. Beni istediği gibi ağlatabilirdi dağıtabilirdi her an çekip gidebilirdi. Öylesine dik başlı ve hirsliydi. Merakı ve öğrenmeye olan açlığı büyüleyiciydi. Sevgisi yok mu insanın başını döndürüyordu. Bilginin peşinden koşarken karşılaştığı olaylar üstün bir zeka ile bilginin ta kendisi haline gelmesi... Naif bir kitap felsefe belki de hiç bu kadar nazik ve sevgi dolu islenmemisti. Felsefi birçok soruyla karşılaşıp olayların akışına kendinizi bıraktığınız anda felsefeyi unutabilirsiniz. Okullarda okutulması gereken kitapların başında gelmelidir. Net.
Siddhartha
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202038,3bin okunma

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
192 syf.
·
Puan vermedi
·
Beğendi
Tesadüf eseri karşılaştığım ve bütün varoluşumu alt üst eden Oscar Wilde'in tek romanidir kendisi. Yazıldığı dönemde Oscar Wilde'in hapishaneye girmesine de sebep olmuştur. İçerik olarak o dönemin toplumsal yapısına aykırı olduğu ve üslup olarak müstehcen bulunması üç erkek arasında derin bir tutkuyla geçen konuşmalar eserin yasaklanmasına da sebebiyet vermiştir. Güzel kitaplar okuyordum her okuduğum kitap bir öncekine ekleniyordu ve gittikçe kalabaliklasiyordu kahramanlarim hayal dünyamin sınırlarını zorluyordum ve müthiş keyif aliyordum okumaktan. Ancak bu kitabı okuduktan sonra uzun bir ara vermiştim okumaya zihnime kazınan cümleler ve durmadan gelişen olaylar benim için çok fazlaydı. Felsefe değildi yapilan edebiyat hiç değil tamamen insanın ruhunu deşifre ediyordu tıpkı bir otopsi gibi yerinden çıkan organlar değil de duygular, bilinçaltına tikilan ve bastırılan histerik düşüncelerdi. Daha iyisiyle henüz karşılaşmadım. Okunması gereken bir roman mı ben de bilmiyorum tek bildiğim benim için edebiyatın kutsal kitabı olduğudur.
Dorian Gray'in Portresi
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Yabancı Yayınları · 201774,2bin okunma
160 syf.
·
Puan vermedi
Bu kitap asla duygulara hitap etmiyordu evet içim parçalanıyordu evet kahroluyordum ancak açlığı hiç bu kadar derinden hissetmemiştim zaten Knut Hamsun'un da amacı bir nevi fiziksel açlığı anlatmakti zira açlıktan kanını emen bir varlıktı insan ve insan sadece ruhunu doyurmakla yasayamazdi insan açken aşkı bile yasayamiyordu bu denli mühim bir meseleydi ve bu kitapla midenizin kazindigini yemekten başka hiçbir şey düşünmediğinizi yakaliyordunuz kendinizde. Bir seri katilin kurbanına yaklaşırken ki heycani veya sevdiği adamın kollarında olan bir kadının sehvetini nasil hissediyorsak kitaplarda yazarın açlığını da o denli hissediyorsunuz bu kitapta. Iyi kitaplar insanlara birşey katmanın yanında onlardan birseyler de götürürler bu kitap da benden tokluk hissimi almıştı kanımı emmistim adeta ve bu müthiş berbat bir duyguydu. Genelde tavsiye ettiğim kitapların başında gelir bu kitap ancak herkesten ayni dönütü almıyorum. Yani biraz da tuhaf bir kitap..
Açlık
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201728,3bin okunma
Reklam