Bir insanın diğer bir insan karşı işleyebileceği tek gerçek ahlâkî suç,sözleriyle ve eylemleriyle bir çelişki,bir imkansızlık,bir mantıksızlık izlenimi yaratarak kurbanın rasyonellik kavramını sarsmaktır.
İnsanlar düşünmek istemiyor. Başları ne kadar derde girerse o kadar kaçıyorlar düşünmekten. Ama bir içgüdü onları düşünmeleri gerektiğini söylüyor.Bu yüzden de suçluluk duygusuna kapılıyorlar. Bu durumda onlara düşünmemek için bazı sebepler gösteren kim olsa onu beğenir onun peşinden giderler. Kendi günahları saydıkları, bir zaaf, bir suç olarak gördükleri şeyi yüce bir sevapmış gibi gösterebilen kim olursa olsun onu izlerler.