'Hangi hayat benimki kadar parlak olabilir?' diye devam etti, gözleri ışıldadı. 'Gençsiniz, fikirleriniz kanınızdan geliyor, siz ateşte kadın yüzleri görüyorsunuz, oysa ben benimkinde kömürden başka bir şey görmüyorum. Siz her şeye inanıyorsunuz, ben hiçbir şeye inanmıyorum. Yapabilirseniz bu yanılsamalarda devam edin. Şimdi size hayatın dekontunu çıkaracağım. İster seyahat edin, ister şöminenizin ve karınızın yanında kalın, bir yaş gelir, hayat sevdiğiniz, belirli bir ortamdaki alışkanlıklarınızdan ibaret olur. O vakit mutluluk, yetilerimizin gerçeklere uygulanmasına dayanır..."