Küheylan

Büyüklere “büyük” olmadan kulak vermek gerek Dağlım. Çok uyumak, çok konuşmak ve çok yemenin iyi olmadığını söyler büyükler. Ki sanıyorum, bunu söyleyen büyükler, bu “yapılmamasını” söylediklerinin bir kısmını kendi hayatlarında test etmişlerdir. Ne zaman “doyasıya” yemek yesem, rehavete düşüyor, okumuyor, yazmıyor, boş veriyorum. Öyle uzun uzadıya felsefe, sosyoloji, psikoloji okumaya gerek yok. Hepimizin ortak çukurlarından olan bu “çoklara” dikkat etmek lazım. Oturmaktan, bahane üretmekten, öfkesinden, paranoyasından yorulanlara nispetle yürürken yorulmak da şükretmeye dâhildir Dağlım.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Nefsimizin hatırlattığı, nefsimizin önümüze çıkardığı soruları cevaplayalım cevaplamasına da soru da cevap da bizde kalsın. O nefsimiz ki geçmişimizi delik deşik eder, yalancı defineleri önümüze serer, unutulmuşu hatırlatır, küçüğü büyültür. O nefsimiz ki eksiği, hatayı, yanlışı görmeye heveslenir de paçasının kirine, dilinin pasına bahane üretir. O nefisimiz ki damarlarımızda kan; o nefsimiz ki gözümüzün üzerindeki kaştır Dağlım. Duam, nefsimize kolay ve canımıza minnet fırsatlar vermeyelim.
Seninle, varlığının yediveren mutluluğuyla, hayatı her gün yeniden yaşıyorum. Hüzünlü ve özlem doludur sevgim. Bunları yazıyor olmam seni üzmesin; üzmesin çünkü her ne yazarsam yazayım, gizlilerde hangi türküleri söylersem söyleyeyim bilmelisin ki gönlümden şükür düşmüyor. Sevmek ve insanı erdemli kılan bütün sıfatlar ancak ve ancak şükürle anlam kazanır. Şükretmeyen insanlardan uzak durmanı söylersem iddialı bir şey söylemiş olmam.
Yaşadığımız sıkıntılarda asi olmadığımız kadar mutluluğa ulaştığımızda da kibirli davranmaz isek umulur ki güzel insanlar oluruz. Başımıza gelenleri, gördüklerimizi yalnızca aklımızla değerlendirdiğimizde öfkeye, kine, riyaya, nefsimize yenileceğimiz aşikârdır. Güzel insana, düşen başına gelenlerden ibret almaktır. İbret, her ne olursa olsun, yaşadığımız olaylardan, “Nasıl daha güzel insan olurum?” sorusunu çıkarmaktır. Anne ve babamız da dâhil her dem suçlayacağımız birilerinin olması, büyük ve ömrümüz boyunca düştüğümüz bir çukurdur. Birilerini suçlamakla ömrümüzü tüketemeyiz. Bizler insanlara, olaylara, yaşananlara ibret gözüyle bakmalı ve yürümeye devam etmeliyiz. Belki de bunun içindir ki durup durup “yolda olmak ve yürümek iyidir” diyorum.
Kıymet, kendini göstermez; onu fark edecek olgunluk insanda oluşur.