Bir spekülasyonda bulunarak Ferenczi, kadının erkek düşmanlığını ta cins farklılıklarının oluştuğu döneme kadar taşıdı.
Onun düşüncesine göre ilk olarak cinsel ilişki, güçlü olanın zayıf olanı cinsel birleşmeye zorladığı aynı cinse mensup iki kişi tarafından gerçekleşiyordu.
Yine Ferenczi'ye göre bu altta kalmanın, bu zayıflığın yarattığı düş kırıklığı günümüzün kadınlarında da görülen bir durum.
Kadının paradoks yaratan -cinsel soğukluğunun nedenini bulmayı umut ettiğim- bu davranışa neden olan etmenleri ortaya çıkarmak psikanaliz açısından çok da zor değil...
İlk olarak aklımıza kızlık zarının bozulması sırasında bakire genç kıza yaşatılan acı geliyor. Ancak bakire genç kızın acı duyması gibi bir nedene bu denli önemli bir rol yüklemek pek doğru olmayacaktır.
Aslında bu durum, kızlık zarı bozulmuş kadının cinsel değerinin azaldığının bilinmesinde yer alan mantıksal temsili yani bir organa verilen zarardan doğan narsist eziyeti görmek gerekiyor.
Cinsel ilişki sonrasında doyumun doruğunda olan kadının erkeğe sıkı sıkı sarılmasını normal bir davranış olarak görürüz. Bu bir minnet duygusunun ifadesi ve kalıcı bir bağımlılığın onayıdır.