·
Okunma
·
Beğeni
·
2538
Gösterim
Adı:
Aşkın Psikolojisi
Baskı tarihi:
5 Mart 2018
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754069471
Kitabın türü:
Çeviri:
Can İdemen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Dört makaleden oluşan Aşkın Psikolojisi'nin ilk makalesinde Freud çocuğun cinselliğin ne olduğunu tam anlamasa da içinde bazı duyguların, özellikle erotik kökenli duyguların etkisini hissetmeye başladığını, özellikle erkek çocuğun annesine karşı olan aşırı sevgisi ve bağlılığının zaman içinde özellikle cinsel organını fark edince cinsel bir eğilime de dönüşebildiğini ve bunun sonucunda da babaya karşı düşmanca duyguların ortaya çıkabildiği söylüyor. İkinci makalede Freud, anneyle fahişe arasındaki bölümlemeyi daha kapsamlı olarak yani hem kadın hem de erkek açısından tekrar ele alıyor. Ancak bu kez libidonun içindeki iki duygu akımı, şefkat ve cinselliğin karşıtlığını betimliyor. “Erkekler sevdiklerinde arzulamazlar, arzuladıklarında ise sevmezler,” diyor. “Bekâret Tabusu” başlıkla üçüncü makalede Freud, kadın ile erkek arasındaki cinsel ilişkiye değiniyor. Kitaptaki son makale Freud’un kadınların ruhsal gelişimine ilişkin görüşlerindeki yeniden değerlendirmelerinin ve konuya ilişkin sonraki çalışmasının tohumlarını içeren bir makalesidir.

Cesaretle ele aldığı konuları, cesaretle işleyerek psikanalizin kurucusu olmayı başaran Freud’un bu yapıtını da severek okuyacağınız inancıyla sunuyoruz
88 syf.
·7/10
Hayatımın sonuna kadar okusam da biteceğine inanmadığım bir kitaptı. Sonunda bitirmeyi başardım ve büyük bir gururla sizlere yazıyorum. Freud’un hazırlamış olduğu dört makaleden oluşturulmuş bir kitap.

Sadece ismi bile okunmaya değer “Aşkın Psikolojisi”…

Ancak burada bahsi geçen aşk bizim gündelik hayatta konuşmaya alıştığımız aşk kavramından çok daha farklı. Freud’u bilenler bilir her zaman iki temel dürtünün varlığından bahsetmiştir. Şiddet ve cinsellik. Bu kitapta da iki dürtüye yer vermiş olsa da aşkı daha çok cinsellikle bağdaştırarak anlatmış. Okurken sanki başka dünyadaki başka başka kadın ve erkeğini anlatıyormuş hissine kapılabilirsiniz. Çünkü bahsettiği çoğu şeyi kabullenmek hiç kolay değil. Alıştığımız cümlelerin ötesindeki şeyleri söylüyor Freud.

İlk makalesinde aşkın üç şartını anlatıyor. Daha çok erkekleri ön planda tutarak anlattığı için Freud’u cinsiyetçi bulan kişilere hak verdim. Kadınların hak etmediği şekilde fazlasıyla ikinci plana atmış olduğunu düşünüyorum. Neyse. Bu üç şartı anlamak için kişilerin çocukluğuna iniyor. Çocuklukta yaşanmış olan olayların önemini anlamaya başlıyoruz.

İkinci makalesinde ki bu biraz sarsıcı olduğunu düşündüğüm makaledir. Anne kavramının insan hayatı üzerindeki etkisini hem kadın hem de erkek gözünden anlatıyor.

Üçüncü makalenin adı üstünde zaten “ Bekaret Tabusu”. İlkel kabilelerden günümüze kadar uzanan koca bir dönemi gözler önüne seriyor. Bekarete neden önem verildiğini, bu önemin zaman zaman anlamsızlığından da bahsediyor.

Son makale de cinsiyetçilik konusunda daha ileriye gidemeyeceğini düşündüğüm bir makale. Kadın ve erkekler arasındaki farkları “Oidipus kompleksi” temelinde anlatıyor.

İnceliğine aldanıp hemen bitirebilirim diye düşünürseniz yanılırsınız. Hele ki Freudu daha önceden tanımıyorsanız kuramı hakkında bilgi sahibi değilseniz bu kitabı anlamanız çok zor. Ayrıca kurduğu cümlelerin özneleri karışmış durumda bazı cümleleri anlama konusunda gerçekten çok zorlandım. İlgilenenlerin okumalarını elbette tavsiye ederim çünkü psikoloji denilince en önemli isimlerden birisi Freud. Herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.
88 syf.
·Beğendi·10/10
Sevgi kuramının ve beğenmenin özünü anlatan, insanların tercih aşamalarını açıkça o zamanın ağır şartlarına rağmen korkmadan açıklayan bir kitap. Freud'un aykır toplumcu bakışı çoğu zaman yanlış yorumlasada bunları bir kişisel gelişim uzmanı edasıyla değil, aksine psikanaliz kuramları ile yapmıştır.
88 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Evet nedir aşk?iki kişinin birbirini sevmesi mi?hayır sevgiden bir kurum oluşturulamaz.peki insanlar neden sevme ihtiyacı duyar?Madem deliler gibi seviyordunuz neden ayrildiniz!neden delirmediniz?yada kendinde eksik yanını başkasında arayıp bulmamı?yada freudun hemen her kitabında libidodan,cinselliğe bağladığı bir olgu mu?kesin cevabi verilememekte bu ask denilen şeyin.Freud bu ask kelimesini çok derinden çocuk cinselliginden,bekaret tabusuna,kadinlardan annelik içgudusune kadar derin incelemeler yapmış olduğu bir psikoloji kitabi.
88 syf.
Sigmund Freud, bilindiği üzre psikanaliz biliminin kurucusu kabul edilir. Ortaya attığı teorilerinin büyük kısmı bugün hala kullanılmaktadır. 2. Dünya Savaşı gibi zor bir savaş ortamında bilimin devamını sağlaması taktire şayan bir konudur.
Bu kitabında diğer kitaplarına göre beklediğimi tam olarak bulduğumu söyleyemem. Beklentim çok yüksek olabilir veya bahsettiği konuları günlük hayatımızda bugün duyuyor olmamız da şaşırarak dikkatimizi çekme güncelliğini yitirmiş olabilir, bilemiyorum. Fakat konusu son derece temel bir konudur. Ve yine öteki tezlerinde olduğu üzre; aşk hayatının aslında çocukluk dönemlerinden kalıntı olarak devam eden fantezi ve korkuların eylemlere yansıması olduğunu anlatma niyetindedir. Psikoloji-psikanaliz okuyanların mutlaka okuması gereken bir kitaptır, terimler bazen yoğunlaşıyor da olsa okunamayacak kadar bulanık bir kitap değildir.
88 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Bu kitap ne anlatıyor; Erkeğin fonksiyonel yetersizliğinden, kadının cinsel soğukluğundan, nesne tercihinden, bekârete verilen önemden kısaca cinsellik üzerine her şeyden söz ediliyor. Çevirmenin ön sözünden yapılan bu alıntıyla birlikte kitapta toplamda 1910-1918 yıllarında yayınlanan 3, 1925 yılında yayınlanan 1 makale bulunuyor.
Kitabın ince olması yanıltıcı olabilir çünkü konuya ilgi duyanların belki de bilebileceği fakat bu esere aşina olmayanların (ki benim gibi) notları için uzun süre harcayabileceği çizmekten altüst edebileceği, basit, anlaşılır ve güzel çevirisiyle sizleri sıkmayan güzel eserlerden biri. En azından daha önce okumuş olduğum “Günlük Yaşamın Psikopatolojisi” kitabı kadar korkutucu değil.

4 makalenin ana başlıkları;
Erkeğin belirli bir tip obje seçimi üzerine,
Aşk hayatında en yaygın alçaltma nedeni,
Bekâret tabusu ve
Cinsler arasındaki anatomik farkın bazı ruhsal sonuçları

Makalelerin yayınlandığı tarihlere bakıldığında oldukça cesur açıklamalar olduğu kesin. Aşkın kısa formülünü ise Şefkat ve cinsellik olarak açıkladığını anlıyorum fakat bunlardan yaşanılan süreçlere bağlı olarak şefkat duygusu ağır bastığında cinselliğin, cinselliğin ağır bastığında ise şefkat duygusunun yok olduğunu açıklıyor. Dolayısıyla buradan şu kanıya varıyor: “Erkekler sevdiklerinde arzulamazlar, arzuladıklarında ise sevmezler.”
Bekaret tabusunun mantığını, haklı gerekçelerini, ilkel topluluklarda bekaretin önemini, kadının erkeğe düşman tavırlarının sebeplerini ve kadın erkek arasındaki farkların ruhsal sonuçlarını psikanalist açıdan açıklamalarını bulabileceğiniz bir kitap.
Erkeklerde genel kural haline dönüşmüş olan cinsel nesneyi alçaltma, değersizleştirme ihtiyacının kadınlarda olmadığı görülüyor.
Uygar toplumun temel yargılarının gereklilikleriyle cinsel dürtünün istekleri arasında denge kurulması olanaksızdır.
Yüksek sosyete mensubu erkeklerin sosyal açıdan kendilerinden daha alt düzeyde bir kadını metres sıfatıyla hatta eş olarak seçmeleri, psikolojik bakış açısından tam tatmini sağlayabilme olasılığını yaratabilen alçaltılmış, değersizleştirilmiş bir nesne ihtiyacının sonucu olması rastlantı değildir.
Arzu edilen ilk nesnenin bastırılması durumunda yerine konulan sınırsız sayıdaki nesnelerin hiçbiri onun yerini tutamayacağından tatmin sağlamaları mümkün değildir.
Libidonun bir kısıtlanmayla, bir yasaklanmayla karşı karşıya kalması, ıstırabın ve sorunun oluş nedenini yaratır.
Eğer herhangi bir dağılım, hazzın tam tatmine ulaşmasını sağlasaydı insanların cinsel dürtülerinin enerjisini başka alanlara yönlendirmeleri için bir neden kalır mıydı???

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşkın Psikolojisi
Baskı tarihi:
5 Mart 2018
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754069471
Kitabın türü:
Çeviri:
Can İdemen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Dört makaleden oluşan Aşkın Psikolojisi'nin ilk makalesinde Freud çocuğun cinselliğin ne olduğunu tam anlamasa da içinde bazı duyguların, özellikle erotik kökenli duyguların etkisini hissetmeye başladığını, özellikle erkek çocuğun annesine karşı olan aşırı sevgisi ve bağlılığının zaman içinde özellikle cinsel organını fark edince cinsel bir eğilime de dönüşebildiğini ve bunun sonucunda da babaya karşı düşmanca duyguların ortaya çıkabildiği söylüyor. İkinci makalede Freud, anneyle fahişe arasındaki bölümlemeyi daha kapsamlı olarak yani hem kadın hem de erkek açısından tekrar ele alıyor. Ancak bu kez libidonun içindeki iki duygu akımı, şefkat ve cinselliğin karşıtlığını betimliyor. “Erkekler sevdiklerinde arzulamazlar, arzuladıklarında ise sevmezler,” diyor. “Bekâret Tabusu” başlıkla üçüncü makalede Freud, kadın ile erkek arasındaki cinsel ilişkiye değiniyor. Kitaptaki son makale Freud’un kadınların ruhsal gelişimine ilişkin görüşlerindeki yeniden değerlendirmelerinin ve konuya ilişkin sonraki çalışmasının tohumlarını içeren bir makalesidir.

Cesaretle ele aldığı konuları, cesaretle işleyerek psikanalizin kurucusu olmayı başaran Freud’un bu yapıtını da severek okuyacağınız inancıyla sunuyoruz

Kitabı okuyanlar 76 okur

  • Ronayi
  • Yeliz Şanlı Gökdemir
  • Miuv
  • Mukrî
  • Veysel Kadir Şeker
  • Emirhan Aksu
  • Berfin
  • şüheda
  • Fatma Ersoy
  • Elifnur Karagöz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.8 (5)
9
%22.2 (4)
8
%22.2 (4)
7
%16.7 (3)
6
%11.1 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0