Şöyle dedi : " Çok korkuyorum . " Neden , diye sordum . " Öyle mutluyum ki , Doktor ... Böylesine büyük , müthiş bir mutluluk , insanı korkutuyor . " Yine nedenini sordum , şöyle dedi : " Senin bu kadar mutlu olmana , ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler ... "
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin ? Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar ? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var ; Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin ... Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum . Bu huzur , bu sessizlik hiç bitmesin diyorum ; En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında ... Hiç yumma gözlerini , ışığın eksilmesin , Gündüzüm aydınlığım , ipek böceğim benim ! Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim ! Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin ; Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini , O sakin o yalansız , o kuytu gözlerini..
Ben sadece özgür olmak istedim. İstediğim her şeyi yapmak değilde, istemediğim hiçbir şeyi yapmamak istedim. Dayatılan, mecbur bırakılan, şart koşulan her şeyden uzakta kendim olmak istedim. Yelesi savrulan bir at gibi, dizginsiz olmak istedim. Sabit bir fikrin kölelerine itaat etmeye zorunlu bırakılmadığım bir hayatı sürmek istedim sadece… Olmadı..