Ölümsüzlük diye bir şey yok. Ölmeyen tek şey ölümün kendisidir derler. İnsanlar İstedikleri kadar teknolojinin arkasına saklansınlar. Duvarlar örsünler, ilaçlar icat etsinler, sizi onları yenemeyeceğinize inandırsınlar. Ölüm galip gelir. Doğanın önlenemez bir düzeni ve planı vardır. Buldukları her tedaviye karşılık yeni bir hastalık, inşa edilen her bina için bir deprem yaratır ama bir şekilde alacağını alır. Her zaman yıkmak, inşa etmekten kolaydır.
İyi şeyler insanı güçlendiremezdi, bizi o nefret ettiğimiz şeyler güçlendirecekti. Ve insanlar ne kadar güçlü olduğunu, kendisini yıkan şeyleri lehine kullanarak güçlenebildiğinde keşfederdi. Bu yüzden sorunlarımdan kaçmak yerine onlarla yüzleşmek gerektiğini öğrendim. Bana acı veren her şeyi içimde biriktirerek bir silaha çevirdim.
Yıllardır susup seyretmekten yoruldum. İnsanların ne kadar acımasız olduğunu ve neler yapabileceklerinin listesini yapmaktan yoruldum, bu listenin sonu yok. Masumiyet zamanla kaybolup gidiyor ama zalimlik denen şey ebedi kalıyor. Ne kadar savaş kazanırsan kazan hayat sana her gün kazanmanın daha zor olduğu yeni savaşlar veriyor. Her gün yeni bir hüzün eklenirken, güzel şeylerin sayısı gitgide azalıyor. Ve en kötüsüde ne biliyor musun? Sonunda ölüyorsun. İyi insanlar tek tek ölüyor ve kötüler yaşamaya devam ediyor.