yağmur o kadar ağır: yaprak
kımıldamıyor
düşmüyor savrulan gelecekten
hiçbir şey
artık yıldızlar günü geceye
bağlamıyor
bütün saatler ötekinden biraz
ileri
kımıldamayan yaprakta
mürekkep lekeleri
zamanın kesik yerine
damlamıyor
ilk kez kadında gördüm göğün
derinliğini
çarpışma gibiydi günü geçmişle
sınayan
ilk kez gecede gördüm ten
yalnızlığını
karanlığı çeken ışıktı, ışığı yapan
karanlık
zaman: eşyayı hiçe sayan derin
dalgınlık