"Cüzdan? Çantadaymış. Telefon cepte. Kitabım çantamda. Biber gazını da koyduk cebe. Maske? Unutuyorduk az kalsın. Tamam artık hazırım yalnızca çocukların iyi niyetli olduğu bu sapkın sokaklara çıkmaya. Bir dakika. Sanırım bluzum biraz dar. Gidip değişeyim. Gördün mü, nasıl da hak ediyorduk gözle taciz edilmeyi az daha ! En iyisi dışarıya çıkıp bir ferace alayım. Belki o zaman kuyruk sallamamış olurum. Ah salak kafam! Az daha unutuyordum ferace giyenleri de iç çamaşırlarıyla hayal ettiklerini. Bütün suç kadın olmamda. Olmasaydım öyle düşünmezlerdi, bana o gözlerle, düşüncelerle bakmazlardı."
Sahilde iç çamaşırıyla gezen erkek gelir sokakta şort giyen kadının ahlakına laf eder. Kahvede oturup yoldan gelen geçenleri dikizleyen dede torununa/evladına terbiye nutku çeker. "Eve gideyim de bütün günün sinir stresini atmayı unuttuğu tuzdan dolayı karımdan çıkarayım" düşüncesinde olan abi, eşi dayanamayıp ayrılmak isteyince " yediğin önünde yemediğin arkanda. Tabii senin aklın elin adamlarında" diyip çekip vurur. "Çocuk bu, yapsam ne anlayacak?" diyen genç adam sosyal medyada " Ahlaksızlar, terbiyesizler." diye öpüşen çiftin fotoğrafının altına yorum yapar. Acaba buradaki suç artık eziyetten bıkmış usanmış kadının kendini kurtarma çabası mıdır, yoksa o çocuğun kendisiyle oyun oynadığını sanması mı, veya bir sokak köpeğinin ilgiye muhtaçlığından gidip bir insana kendini okşatmaya çalışması mı? Bu saydıklarım suç, değil mi? Asla suçlu eziyet eden adam değil, tecavüz eden genç değil, köpeği yanına geldi diye canice döverek öldüren delikanlı(!) değil. Bir şeylerin değişmesi gerekiyor artık.