Kendi hirasını arayan biri
De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?(Zümer-9)
Ben bir taşralı tecessüsüyle sürüklendiğim o gürültülü dünyadan, kitapların âsude inzivasına iltica ettim.
Cemil Meriç
Medya insanın gözünü hedef alıyor. Gereksiz, faydasız hatta zararlı görsel içeriklerle daimi olarak gözü meşgul ediyor. Dengeli ve bilinçli bir kullanım olma dığında, insanın gözünün feri bu dijital ekranlara baka baka sönüyor, gözden kalbe giden manevi bağlar örseleniyor. Göz haramlara açılan bir kapı haline geliyor.
Sosyal medya ile birlikte adeta bir ifşa ve gösteriş çağında yaşıyoruz. Kişisel veya ailevi her detay sosyal medyada pervasızca paylaşılıyor. Herkes herkesin yaşantısını takip edebiliyor. İnsanlar hayatlarındaki önemli anları, başarılarını, zenginliklerini, yediklerini içtiklerini, gezdikleri yerleri, mutluluklarını çekinmeden gözler önüne seriyor. Eşler arasındaki mahrem haller, çocukların doğdukları andan itibaren her halleri sosyal medyada yer alıyor. Hatta bunlar üzerinden para kazanılıyor. Bu bilinçsiz tutuma karşı dijital mahremiyet yalnızca İslam perspektifinden değil, günümüzde küresel olarak üzerinde durulan ve önemsenen bir kavram haline geldi. Çünkü dijital mahremiyetin ihlal edilmesi ve özel hayatın ifşası dolandırıcılıktan, siber zorbalığa kadar farklı tehlikeler taşıyor.