Kendi hirasını arayan biri
De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?(Zümer-9)
Ben bir taşralı tecessüsüyle sürüklendiğim o gürültülü dünyadan, kitapların âsude inzivasına iltica ettim.
Cemil Meriç
"Fikir, çoğu kere çilenin çocuğudur" denir.
Çile çekmeyenler fikirde inceliği yakalayamazlar, kalplere ve gönüllere nüfuz eden sihirli kelimeleri bulamazlar. Zira hissetmeyen söyleyemez. Evladının acısıyla içi yanan bir şairin söylediği mersiyedeki tesir, o acıyı bizzat yaşamasında gizlidir. Esaretin veya dışa bağımlılığın acısını yaşamamış biri "hürriyet şairi olamaz.
Şartlar limon gibi ekşi olabilir. Fakat biz, su ve şeker ilavesiyle o limonu limonata yapabiliriz.
"Kader, limonu limonata yapın diye verir."
Ayrıca "önünüze gelenlerle yetinmek zorunda değilsiniz."
Günümüzünde herkesin elindeki ekranlar teknolojik birer "vakit öldürme" aracına dönüşmüş durumdadır. Haya tımıza, ilişkilerimize, başarı hedeflerimize, manevi sürecimize hiçbir faydası yokken tam tersine zararı olacak milyonlarca içerik günümüzün büyük bir kısmını işgal etmektedir. Bizi ilgilendirmeyen insanlarla, olaylarla, mekânlarla zihnimiz meşgul olurken, gerçek hayatımızı, anımızı kaçırıyoruz, odağımızı, dikkatimizi yitiriyoruz. Bu sebeple dijital teknolojiler çağında zaman tanziminin önemli bir payı bu teknolojilerin kullanımını disipline etmek, dengede tutmak, zararlı ve boş içeriklerden kaçınmaktır